Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/15137 E. 2022/17150 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15137
KARAR NO : 2022/17150
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, … tarafından davanın kabulüne ve … tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R

Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının yaralanıp % 10 oranında malul kaldığını belirterek, şimdilik 100,00 TL maluliyet tazminatının kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 05.06.2020 tarihli artırım dilekçesiyle taleplerini 78.774,23 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
… tarafından; davanın kabulü ile 78.774,23 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının 05.08.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, … tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; bu kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 07.02.2022 tarih 2021/10792 Esas ve 2022/1660 Karar sayılı ilamıyla (diğer temyiz itirazları incelenmeksizin), hükme esas alınan 03.06.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile davacı vekilinin talep artırım dilekçesinin tebligat yasasına uygun olarak davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
… tarafından, bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda; aktüer raporu ve ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edildiği halde, davalı vekilince herhangi bir itiraz ve beyan sunulmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davaya konu kazanın oluşumunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin kabulün, kazanın oluş biçimine ve dosya kapsamına uygun görülmesine; davacının tazminat alacağının usulünce hesap edildiği 03.06.2020 tarihli aktüer raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine; ıslah dilekçesinin, önceki bozma ilamı gereği davalı vekiline tebliğ edildiği dikkate alındığında, bu yöne ilişkin temyizde hukuki yararın bulunmamasına göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (28.04.2019) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan özür oranları cetvelinin “alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları” başlıklı 3.maddesinde ” … özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Bartın Devlet Hastanesi tarafından (kaza tarihinden yaklaşık 9,5 ay sonra) düzenlenen 18.02.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 10 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki sağ tibia şaft kırığı nedeniyle oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.