Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/15226 E. 2023/5912 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15226
KARAR NO : 2023/5912
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1634 E., 2022/1012 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/590 E., 2022/390 K.

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.01.2009 tarihinde davalı … şirketine sigortalı kamyonun direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması neticesinde kaza meydana geldiğini, araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır derecede yaralandığını, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre sürücünün kusurlu bulunduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibarın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan, aracın davalı şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; kaza tarihi itibariyle maluliyet halinde şahıs başına azami 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davalı … şirketinin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, davaya konu olayın bir iş kazası olduğunu, zorunlu trafik poliçesi kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalı … şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazanın meydana gelmesi neticesinde araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, olayın oluş ve kanaate göre davacının kusurunun bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Dairesinin 03/01/2021 maluliyet raporuna göre davacının geçirdiği trafik kazası sonucu maluliyet kaybının %12 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacının araçta yolcu olarak bulunup davaya konu kazada kusuru bulunmadığından ve zararın tümü talep edilmek suretiyle TBK’da öngörülen teselsül kurallarına dayandığı anlaşılmakla davacı yönünden tazminatın belirlenmesinde herhangi bir kusur indirimi yapılmamıştı,, dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı “belirsiz” olarak işaretlenmiş olup davacının emniyet kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı gibi emniyet kemerinin takılı olmadığı hususunun ispatı davalı üzerinde bulunduğundan ve yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil de bulunmadığından tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.” gerekçeleri ile davanın kabulüne, 3.608,20 TL geçici iş gücü kaybı tazminatının ve 150.280,06 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere toplam 153.888,26 TL maddi tazminatın 13.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe teminatı limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; istemin zamanaşamı nedeniyle reddi gerektiğini, olayın iş kazası niteliğinde olduğu ve SGK ‘ya başvuru yapması için davacı tarafa süre verilmesi ve başvuru halinde sonucunun beklenmesi gerektiğini, maluliyet oranın yüksek belirlendiğini, hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemiyle hesap yapılması gerekirken progresif rant yönteminin uygulandığını, dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, daha önce iş mahkemesinde görevsizlik kararı verildiği, görev uyuşmazlığı sonucu BAM 5.Hukuk Dairesince görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olarak belirlendiği, TBK’nun 49.maddesine göre uyuşmazlığın karara bağlandığı, davalı tarafın yargılama aşamasında zamanaşımı savunmasında bulunmadığı, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, maluliyeti belirleyen ve hükme esas alınan rapora karşı süresinde itiraz etmediği, yine tazminat hesap raporunda ATK 2. İhtisas Kurulunca belirlenen %12 maluliyet ve 3 ay geçici işgöremezlik süresi, davacının kusursuz oluşu, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile Yargıtay 4.HD’nin yerleşik ilke ve uygulaması doğrultusunda hesaplama yapıldığı, davalının rapora süresinde itirazı da bulunmadığı bu yönüyle maluliyet ve hesap raporunu benimsemiş olduğu ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, davacı tarafça davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılarak temerrüde düşürüldüğü gözetilerek İlk Derece Mahkemesince usulünce faiz başlangıç tarihinin belirlendiği” gerekçeleri ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ilk derece mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının Denizli İl Özel İdaresine ait araç ile asfalt almaya giderken kazanın meydana geldiği ve davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmamıştır.
Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde belirtilen sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.