YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15640
KARAR NO : 2022/16431
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 08.07.2020 gün 2019/510 E, 2020/4533 K sayılı ilamında; “….6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda, davacılar … ve … lehine 1.000,00’er TL manevi tazminata ve davacı … lehine 714,96 TL tedavi giderine hükmedilmiş olup; karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, davalılar aleyhine kabul olunan dava kısmının değeri kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı ESHOT vekili ve dahili davalı SGK vekilinin temyiz isteminin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ESHOT vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54’te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun mal varlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı …’in yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle de maddi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davacı … kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup hükme esas alınan ATK raporuna göre davacının %9,3 sürekli maluliyet oranı tayin edildiği, iyileşme süresinin 4 ay olduğu tespit edilmiştir.
Hesap bilirkişisi tarafından davacı … için kaza tarihinden itibaren 4 ay için geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı … için daimi maluliyet yanında (%85 kusur indirimi yapılmak suretiyle) 443,88 TL geçici iş göremezlik tazminatına da hükmedilmiştir.
Davacı … kaza tarihinde 16 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışması söz konusu olamayacağı ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden bu zararın oluştuğunun kabulü doğru değildir. Bu nedenle mahkemece davacının geçici işgöremezlik zararı bulunmadığının gözetilmesi gerekir.
Davalı ESHOT yararına ret edilen manevi tazminatın ret olunan miktarı yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu hususun gözetilmemesi de doğru görülmemiştir….” gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.765,51 TL sürekli işgöremezlik ve 935,01 TL tedavi giderleri olmak üzere 8.700,52 TL tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata davalılar … ve Eshot Genel Müdürlüğü yönünden haksız fiil tarihi 25.08.2012 tarihinden, … yönünden dava tarihi 08.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 714,96 TL tedavi gideri tazminatının dahili davalı SGK’dan alınarak davacıya verilmesine, tazminata dahili davalının davaya dahil edildiği 14.07.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine, manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile Küçük ….’ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Eshot Genel Müdürlüğü ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 25.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, . …’ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Eshot Genel Müdürlüğü ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 25.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, …’ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Eshot Genel Müdürlüğü ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 25.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, karar verilmiş; hüküm, dahili davalı … vekili, tarafından temyiz edilmiştir.
1086 sayılı HUMK ek madde 4/2 gözetildiğinde Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin ilgili ilk bozma ilamından önce verilen yerel mahkeme karar yılı 2015 olup, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda dahili davalı … aleyhine 714,96 TL tedavi gideri tazminatına hükmedilmiş olup karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, adı geçen dahili davalı aleyhine kabul edilen maddi tazminat miktarı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 07.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.