YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15944
KARAR NO : 2023/4889
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/1852 E., 2020/156 K.
SAYISI : 2020/İHK-9082
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü – itirazların kısmen kabulüne
SAYISI : 2020/6708
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine, davacının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıca … poliçesi ile sigortalı aracın 31.07.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek 4.500,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla toplam taleplerini 76.677,00 TL’ye yükseltmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uzlaşmanın olup olmadığının netleştirilmesi gerektiğini, davacıya ödeme yapıldığını, ödemenin yeterli olduğunu ve bakiye alacağının kalmadığını, maluliyet raporunun geçerli olmadığını, kusur tespiti için ATK tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davacının öğrenci olduğunu, bu nedenle kazanç kaybının söz konusu olmadığını, gelirin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacıya yapılan herhangi bir ödeme varsa bunun mahsup edilmesi gerektiğini, davacının ehliyetsiz olarak ve kaskı takılı olmadan motosiklet kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilmemesi gerektiğini, faizin başvuru tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “uzlaşmaya yönelik bilgi ve belge bulunmadığı, kaskın takılı olmadığı konusunda belirsizlik olduğu, yaralanma bölgesi ile kaskın takılı olmaması arasında illiyet bağı olmadığı, ancak davacının sürücü belgesiz araç kullanması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamadığı” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.141,60 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; müterafik kusur indiriminin yersiz olduğunu, davacı 18 yaşından küçük olsa da efor kaybı olarak geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 olarak değil tam hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; uzlaşma hususunun netleştirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı ve usule uygun olmadığını, 18 yaşından önceki dönemin ve askerlik döneminin hesaplanmaması gerektiğini, hesaplansa bile AGİ’siz hesaplanacağını, müterafik kusur indiriminin mahsubu yapıldıktan sonra kısmi ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini ve davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin müterafik kusur indirimi yapılmadan önceki tazminat miktarı üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “uzlaşmaya yönelik bilgi ve belge bulunmadığı, kaskın takılı olmadığı konusunda belirsizlik olduğu, yaralanma bölgesi ile kaskın takılı olmaması arasında illiyet bağı olmadığı, davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamadığı, ancak davacının sürücü belgesiz araç kullanmasının müterafik kusur kabul edilemeyeceği, bu hususun sürücü kusuru olarak bilirkişi raporunda değerlendirildiği, vekalet ücretinin de yerinde olduğu ” gerekçesiyle davalının itirazının reddine, davacının itirazının kısmen kabulüne, … kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 76.177,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma hususunun netleştirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı ve usule uygun olmadığını, 18 yaşından önceki dönemin ve askerlik döneminin hesaplanmaması gerektiğini, hesaplansa bile AGİ’siz hesaplanacağını, müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, sürücü belgesiz araç kullanmaktan ve kaskının takılı olmamasından ayrı ayrı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu tescilsiz motosikletin 31.07.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanması nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının yerinde olmasına, taraflar arasında uzlaşmanın olmadığına dair dosyadaki bilgi dikkate alındığında işin esasının incelenmesinin yerinde olmasına, hesap raporunun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca … kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile … kararının hüküm fıkrasının 6.5. numaralı bendinde yer alan “10.703,01 TL” ibaresi çıkarılarak yerine “3.400,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.