YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/16067
KARAR NO : 2023/1739
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/3472-2020/3541
SAYISI : 2020/İHK-11475
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne, Davalı vekilinin İtirazı red/davacı vekilinin itirazının kabulü
SAYISI : 2019/118518-2020/46394
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetice davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili ve davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
… kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 27.10.2021 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.02.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin yolcusu olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada davacının bedensel zarara uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL maddi tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 71.924,74 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davadan önce sigorta şirketine eksik belge ile başvurulduğunu, sigortalı aracın kazada kusurunun bulunmadığını, müterafik kusur değerlendirmesinin yapılması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. … KARARI
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplamanın uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne, 51.329,71 TL tazminatın 28.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant usulüne göre tespit edilen zarara hükmedilmesi gerektiğini belirtip davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davadan önce usulüne uygun belgeler ile sigorta şirketine başvurulmadığını, davanın zamanşımına uğradığını, dava tarihinden faiz işletilebileceğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi istemli olarak karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetininin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant usulüne göre bulunan tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, … kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre; başvurunun kabulü ile 71.924,74 TL tazminatın 28.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; geçersiz maluliyet raporu ile başvuru yapıldığını, sigorta şirketine geçerli bir başvuru olmaksızın tahkim yoluna başvurulamayacağını, kusurun yanlış değerlendirildiğini, davacının emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, hatır taşıması olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 … Tablosuna göre yapılması gerektiğini, dava tarihinden faiz işletilebileceğini, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5’i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava trafik kazasından kaynaklı bedensel zarara dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı HMK’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; …’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeblerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeblerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının sonuç kısmının 5. bendindeki ” 10.150,21 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3.400,00 TL” ibaresinin yazılmasına kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.