Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/16959 E. 2023/6059 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/16959
KARAR NO : 2023/6059
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/284 D.İş, 2021/287 K.
SAYISI : 2021/İHK-8446
HÜKÜM/KARAR : Kabul/ İtirazın reddi
SAYISI : K-2021/11026

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile (…) sigortalı olan aracın 24.12.2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonrasında araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 354,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 235.541,49 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapıldığından başvurunun dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini, raporun davacının muayenesi yapılmaksızın düzenlendiğini, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında 1 yıllık sürenin geçmediğini, rapor ücreti talebinin teminat dışı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından başvurunun reddi gerektiğini, gerekirse kusur tespitinin uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, davacı araçta yolcu olduğundan hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müvekkilinin avans faizinden sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…meydana gelen kazada davacının %15 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre davacının zararının belirlendiği” gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 235.187,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline eksik evrak ile başvuru yapıldığını, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun mevzuata aykırı olduğunu, yetkili hastaneden alınmadığı gibi davacının muayenesinin de yapılmadığını, bu nedenle başvurun usulden reddine karar verilmesi gerekirken maluliyete ilişkin bilirkişi raporu alınmasının hatalı olduğunu, kaldı ki alınan bilirkişi raporunun da yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini, Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümeyeceğinden davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının aldığı maluliyet raporunun ücretinin teminat dışı olduğunu, davacı sigortalı araçta yolcu olduğundan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…davacı tarafından yönetmeliğe uygun maluliyet raporu ve zararın belirlenmesi için gerekli olan evrakın davalıya ibraz edildiği, 6100 sayılı Kanunun 266 ncı maddesi gereğince bilirkişi raporu şeklinde maluliyet raporu alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından talep edilen adli tıp rapor ücretinin belgeli olduğu, 6102 sayılı kanunun 1426 ncı maddesi gereğince hüküm altına alınmasının yasaya uygun olduğu, olayda hatır taşıması olduğunun somut delillerle ispat edilemediği, davalıya yapılan başvuru usulüne uygun olduğundan temerrüt tarihinin doğru belirlendiği, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının yerinde olmadığı ancak Yargıtayın son uygulamaları gereğince hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant esas alınarak yapılması gerektiği, bu şekilde heyetçe alınan bilirkişi raporunda zararın 288.343,94 TL olarak belirlendiği, ancak aleyhe bozma yasağı gereğince bu miktara hükmedilemeyeceği” gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabul kısmen reddine, aleye bozma yasağı nedeniyle itiraza konu kararın aynen infazına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan … kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından … poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297 ve 298 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin yirmi üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası “(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklindedir.

Aynı Kanun’un 298 inci maddesi ise “(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.
(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu kapsamda 6100 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca kararın gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazılması ve hüküm sonucununun aynı Kanun’un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen biçimde tefhim edilmesi asıldır. Mahkemece yargılama sonunda verilen karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan nihai (son) kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur.
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına uygun yazılması ve gerekçe taşıması kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olup bu kurala kanun koyucu 6100 sayılı Kanun’un 294 ve 298 inci maddeleriyle … kazandırmıştır. Gerçekten de anılan maddeler kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerdendir. Bu maddeler uyarınca kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. Yine 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlıklı 141/3 üncü maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmüne yer verilmiştir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/23 üncü maddesine göre de Sigortacılık Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.
Dosya kapsamından, … kararının gerekçesinde davalı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verildiği, hüküm fıkrasında ise “…itiraza konu 25.01.2021 tarih ve K-2021/11026 sayılı Karara Sigorta Kuruluşu vekilinin yaptığı itirazların kısmen reddine, kısmen kabulüne, aleyhe bozma yasağı nedeni ile; (1)İtiraza konu kararın aynen infazına” şeklinde hüküm kurulduğu, böylece kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup aralarında çelişki bulunamaz. Karardaki bu çelişkinin bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek koşuluyla vicdani kanaate göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı kararıyla karar verilmiştir.

Açıklanan nedenle, hüküm ile gerekçe arasındaki çelişkinin giderilmesi için … kararının bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın hükmü veren İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.