YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2296
KARAR NO : 2022/16172
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 24/12/2018 tarih, 2015/16501 Esas ve 2018/12674 Karar sayılı bozma ilamında; “davalı borçlu … ile davalı … arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, dinlenen tanığın beyanına göre davalı …’in …’ın yanında çalışıp çalışmadığı hususlarında yeterli araştırma yapılmadığı, bu durumda mahkemece, bu davalılar arasındaki organik bağın incelenmesi yönünden davacının iddiasına göre davalı 3.kişi …’in davalı borçlu … ’un şirketinde çalışıp çalışmadığı konusunda gerekli araştırmanın yapılması gerektiği, davalı …’ın ortağı olduğu şirketlerin kurulduğu tarihten bugüne kadar tüm ticaret sicil kayıtları getirilip şirketin kuruluş ve ortakları belirlenip, SGK kayıtlarının da getirtilerek davalı 3. kişi …’in iddiaya göre borçlu … ’nun şirketinde çalışıp çalışmadığı, …’in ortağı olduğu …Şti ile davalı …’ın ortağı olduğu şirket arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı belirlenerek toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davacının davasının kabulü ile; devir edeni davalı … ile devir alanı diğer davalılar …, … ve … arasında düzenlenmiş olan Mersin …. Noterliğinin 15/07/2009 tarih ve 17781 yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Senedinin (… Turz. San. Turz. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı) şirket ortaklarından: … , şirketteki 250 paya karşılık 25.000,00 TL hissesinden; 200 paya karşılık 20.000,00 TL kısmını …’aya, 45 paya karşılık 4.500,00 TL kısmını …’a, 5 paya karşılık 500,00 TL kısmın …’e devrine ilişkin iptaline, alacaklı davacıya davaya dayanak Mersin 4. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8570 ve 2009/8637 sayılı takip dosyalarına konu alacak ve ferilerini geçmemek kaydıyla haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. “Usuli kazanılmış hak” kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Somut olayda bozma öncesinde tesis edilen kararda; dava konusu şirket hisse devir işlemlerinin tasarruflarının iptali için İİK’nun 280/1 maddesi uyarınca davalı borçlu … ‘nun devir işlemini alacaklılara zarar verme kastı ile yapması, borçlunun mal varlığının borçlarına yetmediğini, mali durumunu ve zarar verme kastının diğer davalılarca bilindiğinin ispatlanması gerekmekte olup, davacı tarafça bu doğrultuda ispata yeterli delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilinin temyizi üzerine, yalnızca davalı 3.kişi …’in davalı borçlu … ’nun şirketinde çalışıp çalışmadığı, …’in ortağı olduğu …Şti ile davalı …’ın ortağı olduğu şirket arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabul edildiği, sair temyiz itirazlarının ise reddedildiği, böylece davalılar … ve … lehine verilen davanın reddi kararı kesinleşmiş olup, bu davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı borçlu … ’nun … Turizm San. ve Dış Tic. Ltd. Şti’deki hisselerini Mersin 4.Noterliğinde 15/07/2009 tarihinde düzenlenen 17781 yevmiye nolu Limited şirket hisse devir senedi ile devrettiğinin anlaşıldığını belirterek diğer davalılara yapılan bu hisse devirlerine ilişkin noter senedinin ve bu konudaki tasarrufların İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; her ne kadar davanın kabulüne karar verilmişse de; mahkemece verilen karardan sonra dava dışı …’nın eldeki davanın davalılarına karşı, dava konusu şirket hisselerinin devrinin yolsuz olduğundan bahisle hisse devirlerinin iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep ettiği Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/163-2021/1016 sayılı dosyasında; davanın kabulüne, … Turizm San. ve Dış Tic. Ltd. Şti’deki davalı … nın iptaline, davalı … adına kayıtlı 4.500 sermaye paylı 45 adet hisseden 4.050 sermaye paylı 40,50 adet hissenin satışının iptaline, davalı … adına kayıtlı 500 sermaye paylı 5 adet hisseden 450 sermaye paylı 4,5 adet hissenin satışının iptaline ve davalılar adına olan hisseden iptaline karar verilen toplam 225.000 sermaye paylı 200 adet hissenin davacı … adına devredildiğinin tespiti ile bu hissenin davacı adına Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiş olup, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece; Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/163-2021/1016 sayılı hisse devirlerinin iptali ve tesciline ilişkin kararın kesinleşmesi beklenerek; sözü edilen bu kararın kesinleşmesi halinde eldeki davanın davalıları …, … ve … lehine yapılmış bir tasarruf kalmayacağından davanın reddi hususunun değerlendirilmesi, aksi halde ise şimdiki gibi yalnızca davalı borçlu … ile davalı 3. kişi … arasındaki tasarruf yönünden davanın kabulüne (2. bent uyarınca diğer davalılar hakkında usuli kazanılmış hak bulunduğundan) karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, … ve …’a geri verilmesine 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.