YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3081
KARAR NO : 2022/10961
KARAR TARİHİ : 28.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 29/01/2020 gün ve 2018/5249 Esas 2020/223 Karar sayılı ilamında “davalı … vekilinin rapora itiraz etme veya beyanda bulunma süresi dolmadan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle diğer temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde; maddi tazminat davasının kabulü ile, 976,02 TL geçici işgöremezlik zararı, 18.035,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 19.011,02 TL maddi tazminatın 5.193,31 TL’sinin dahili davalı SGK’dan, 12.841,69 TL’sinin davalı … ve Davalı …’tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dahili davalı SGK için dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise 24.10.2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat davası yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, trafik kazası nedeni ile oluşan geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat, tedavi gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili meydana gelen kazada yaralanan müvekkilinin tedavi harcamalarının kendisi tarafından karşılandığını açıklayıp, harcamalara ilişkin bir kısım belgeler sunarak, bu giderlerin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 08/05/2017 tarihli ve 29/01/2020 bozma ilamlarına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada, yasal hasım olan SGK davaya dahil edilmiş, SUT hükümlerine göre hesaplama yapan 29/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda, …’nun 6111 sayılı yasaya göre tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle davacının sağlık harcamalarını …’ndan talep edebileceği ve SGK tarafından ödemelerin resmi fiyatlar üzerinden yapılması gerektiği bu nedenle SGK tarafından ödenmesi gereken tutarın 5.193,31 TL, diğer davalı yönünden ödenmesi gereken tutarın 22.225,22 TL olmak üzere 27.418,53 TL olduğu belirtilmiş; mahkemece davacının ıslah dilekçesiyle bağlı kalınarak 18.035,46 TL tedavi giderinin -5.193,31 TL’sinin dahili davalı SGK’dan, 12.841,69 TL’sinin davalı … ve Davalı …’tan müştereken ve müteselsilen- tahsiline hükmedilmiştir.
08/05/2017 tarihli bozma ilamında da ayrıntılı şekilde açıkladığı üzere; yargılamanın devamı sırasında 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi ile, trafik kazası sebebiyle kazazedelerin sağlık hizmet bedellerinin … tarafından karşılanacağı ve yine bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de … tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre; 6111 sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sorumludur.
Öte yandan, Danıştay 15. Dairesinin önce 14/11/2013 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 esas ve 2016/1779 karar sayılı kararı ile trafik kazaları nedeniyle ilgililere sunulan sağlık hizmet bedellerinin tahsiline ilişkin usul ve esaslara ilişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan “… Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal edilen ibare yerine 31/12/2016 tarih ve 3. Mükerrer 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğiyle “..genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde..” ibaresine yer verilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan 29/06/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; …’nun 6111 sayılı yasaya göre tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle davacının sağlık harcamalarını …’ndan talep edebileceği ve SGK tarafından ödemelerin resmi fiyatlar üzerinden yapılması gerektiği bu nedenle SGK tarafından ödenmesi gereken tutarın 5.193,31 TL, diğer davalı yönünden ödenmesi gereken tutarın 22.225,22 TL olmak üzere 27.418,53 TL olduğu belirtilmiş; mahkemece, davacının ıslah dilekçesiyle bağlı kalınarak 18.035,46 TL tedavi giderinin (5.193,31 TL’sinin dahili davalı SGK’dan, 12.841,69 TL’sinin davalı … ve davalı …’tan müştereken ve müteselsilen) tahsiline hükmedilmiştir.
Ancak, yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre eldeki davada SUT kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın, kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden …’nun sorumlu olacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Şu halde; mahkemece yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler gereğince dosya kapsamında bilirkişi raporu ile saptanan ve davacının yaralanma derecesiyle uyumlu olduğu anlaşılan davaya konu belgeli tedavi giderlerinin tamamından 2918 sayılı Kanunun’un 98. maddesi kapsamında …’nun ve belgesiz tedavi giderlerinden ise diğer davalıların sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı … vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca dahili davalı … Başkanlığı’ndan harç alınmamasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 28/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.