YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4606
KARAR NO : 2022/16883
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.12.2021 Salı günü davalılar vekili Av. … geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 22.05.2018 tarih, 2015/19356 Esas ve 2018/5327 Karar sayılı bozma ilamında; “tasarrufun iptali davalarının basit yargılama usulüne tabi davalardan olup, basit yargılama usulünde HMK’nun 319. maddesine göre iddianın genişletilmesi yasağının davanın açılması ile başladığı ve son olarak ön inceleme aşamasında ancak karşı tarafın açık muvafakati ile değiştirebileceği, davacı vekilinin 22.10.2014 tarihli dilekçesinin HMK’nun 319. maddesinde belirtilen sürelerden sonra olduğu gibi ön inceleme oturumunda gelen tarafların bu değişikliğe açık bir muvafakatlerinin de olmadığı belirtilerek mahkemece 22.10.2014 tarihli dilekçe dikkate alınmadan davanın İİK’nun 277 ve devamı maddelerindeki koşulların değerlendirilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davacı … tarafından davalılar …, … İnşaat, … mirasçıları olan …, …, …, …, … ve … aleyhine açılan tasarrufun iptali davasının kabulü ile; borçlu davalının Malatya … Mahallesi 5466 ada 1 nolu parselde bulunan 5, 6, 9, 11, 14, 17 ve 19 nolu bağımsız bölümler hakkında davacının alacaklı, davalı …’ın borçlu olduğu Malatya 7.İcra Müdürlüğü’ne ait 2013/4970 esas ve 6.İcra Müdürlüğü’ne ait 2012/3639 esas nolu dosyalarındaki alacakları ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davacı tarafa bu bağımsız bölümler üzerinde haciz ve cebri satış yetkisi verilmesine, davalılar …, …, …, …, … aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.
Somut olayda, dava dayanağı takip dosyasında İİK’nun 105.maddesinde belirtildiği şekilde davalı borçlu …’ın adresinde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi İİK’nun 143.maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmamıştır. Bu durumda, davalı borçlunun aciz hali ispatlanmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Kabule göre de; davacı vekili eldeki davada; davalılardan …’ın kendisine borçlu olduğunu, bu nedenle hakkında takip yapıldığını, ancak borçlu …’ın alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile müteahhit olarak, davalı 3.kişi müteveffa …’e ait arsa üzerine yaptığı taşınmazlardan kendisine düşen daireleri diğer davalılara devrettiğini belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; Malatya …Mahallesi 5466 ada 1 nolu parselde bulunan 5, 6, 9, 11, 14, 17 ve 19 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de, davalı 3.kişi müteveffa … mirasçıları tarafından davalı borçlu müteahhit … ve ….Gıda.San.ve Tic.Ltd.Şti.aleyhine, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin gereği gibi yerine getirilmediği ve … mirasçılarının kendi maddi güçleri ile inşaatı tamamladıklarının tespiti ve bu nedenle davalı borçlu müteahhit … ve ….Gıda.San.ve Tic.Ltd.Ştine borçlu olmadıkları ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince …’a düşen bir taşınmazın bulunmadığının tespitine ilişkin olarak açılan Malatya 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/4-2021/221 sayılı dosyasında, menfi tespit taleplerinin kabulü ile; davalı … mirasçılarının, Malatya ili, … İlçesi, … Mah. 5646 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5-6-9-11-14 nolu daireler ile, 17 ve 19 nolu dükkanlar üzerinde davalı müteahhit … ve ….Gıda.San.ve Tic.Ltd.Ştine borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş olup, verilen kararın 04/11/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Kesinleşen bu karara göre; davalı borçlu …’ın müteahhit olarak, davalı 3.kişi müteveffa …’e ait arsa üzerine yaptığı taşınmazlardan (5, 6, 9, 11, 14, 17 ve 19 nolu bağımsız bölümler) kendisine düşen bir daire kalmadığından yine davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … mirasçılarına geri verilmesine 13.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.