YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7309
KARAR NO : 2022/12683
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine 08.10.2010 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.12.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı, davalılar tarafından işletilen taş ocaklarında dinamit patlatılması nedeniyle davaya konu 515 parsel sayılı taşınmazında bulunan iki katlı evinde çatlakların meydana geldiğini, dava konusu 515, 1197 ve 1198 parsel sayılı taşınmazlarda bulunan kayısı bahçesindeki ağaçların ise taş ocağı faaliyetleri sırasında oluşan toz nedeniyle zarar gördüğünü belirterek, uğradığı zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar; işletmelerinde yasa ve mevzuata uygun olarak faaliyet yürütüldüğünü beyan ederek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, maden mühendisi ve jeoloji mühendisi bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26.03.2021 tarihi raporda davalılar tarafından işletilen taş ocaklarında davaya konu dinamit patlatmalarından dolayı davacının evinde herhangi bir zararın meydana gelmediğinin belirlendiği gerekçesiyle evdeki hasar yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; ziraat mühendisi tarafından düzenlenen 10/12/2020 raporda; dava konusu taşınmazlarda taş ocaklarından gelen tozların kayısı ağaçlarında meydana getirdiği gelir kaybının 2.538,66 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle toz zararı nedeniyle meydana gelen ürün kaybı zararına hükmedilmiş; karar; davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığına davacı şirket ünvanının … San. ve Tic. Ltd. Şti. yazılması gerekirken … şeklinde yazılmış olmasının ve dava tarihi 08.10.2010 olmasına rağmen sehven 13.11.2012 yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair, davalı … Başkanlığının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı … Başkanlığının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ilk kararın Dairemizin 20.11.2019 tarih, 2019/839 esas ve 2019/5450 karar sayılı ilamı ile davacının toz zararına ilişkin temyiz itirazları yönünden; ”…Dosya içeriğinden; Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/18 D. İş sayılı tespit dosyasında dava konusu taşınmazlarda yer alan kayısı ağaçlarının, davalılar tarafından işletilen taş ocağı faaliyetleri sırasında meydana gelen toz nedeniyle zarara uğradığı tespit edilerek, 2010 yılına ilişkin ürün kaybı zararının belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece ürün zararının net olarak tespit edilemediği gerekçesiyle ret kararı verilmesi doğru değildir. Davacı tarafından dava dilekçesinde tespit dosyasına dayanılarak 2010 yılına ilişkin ürün zararının talep edildiği gözetilerek, tespit dosyasında belirlenen 2010 yılına ilişkin ürün kaybı zararının hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme sonucu yanılgılı gerekçe ile verilen kararın bozulması gerekmiştir…” şeklindeki gerekçe ile kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Bozma kararında davacı tarafından dava dilekçesinde tespit dosyasına dayanılarak 2010 yılına ilişkin ürün zararının talep edildiği gözetilerek, tespit dosyasında belirlenen 2010 yılına ilişkin ürün kaybı zararının hüküm altına alınması gerektiği belirtildiği halde mahkemece, bozma sonrası ziraat mühendisi bilirkişiden yeniden rapor alınarak toz zararı nedeniyle davacının kayısı bahçesinde meydana gelen ürün kaybı zararının yeniden hesaplandığı ve belirlenen bu yeni tutarın hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/18 D. İş sayılı tespit dosyasında dava konusu taşınmazlarda yer alan kayısı ağaçları nedeniyle 2010 yılına ilişkin ürün kaybı zararı olarak belirlenen 1.724,10 TL’ye hükmedilmesi gerekirken fazlaya hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı ve davalı …’nın vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesinde yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, davacının sair, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, (3) nolu bentte gösterilen sebeple bozma neden ve şekline göre davacı ve davalı …’nın vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığına geri verilmesine 20.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.