Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/1122 E. 2023/4799 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1122
KARAR NO : 2023/4799
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/869 D.İş, 2022/993 K.
SAYISI : KIT/2022-1046
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
SAYISI : K-2019/80352

Taraflar arasında tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece … kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … nezdinde … poliçesi ile sigortalı bulunan araçla davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin çarpışması sonucu 20.01.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine tazminat talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik sürekli iş göremezlik tazminatı için 4.900,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 50,00 TL, geçici bakıcı gideri için 50,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.09.2019 tarihli dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik tazminatı için 40.942,34 TL’ye ve geçici bakıcı gideri için 1.194,75 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 8 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra talepte bulunduğunu belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. … KARARI
…’nin 03.10.2019 tarihli ve K-2019/80352 karar sayılı kararıyla; başvurunun mevzuata uygun yapıldığı, dosyaya sunulan kusur belgeleri ile maluliyet raporunun yeterli görüldüğü gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile, 42.137,09 TL tazminatın 19.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı … kuruluşundan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetince 2 yıllık zamanaşımı süresinin maluliyet raporunun alındığı 15.10.2018 tarihinden itibaren başladığı, bu nedenle zamanaşımı süresinin geçmediği, maluliyet raporunun kaza ile zarar arasındaki illiyet bağını kurar mahiyette olup karara esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı, nispi tam vekalet ücretinin uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 27.12.2021 tarihli ve 2021/4550 Esas, 2021/11057 Karar sayılı ilamı ile;
“…Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; davaya konu trafik kazası 20.01.2011 tarihinde gerçekleşmiş, bu kaza sonucu Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri tarafından hazırlanan 15.10.2018 günlü heyet raporuna göre davacının beden gücü kaybı oranının % 5,1 olduğu tespit edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre gelişen durumun varlığı ispat edilememiştir. Davalı zamanaşımı definde bulunmuş ise de; davalının zamanaşımı defi, … ve … tarafından itibar görmemiş; İtiraz Hakem Heyetince 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı belli olan dava bakımından zamanaşımı süresinin dolmamış olduğunun açık bulunmasına göre davalı … vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Oysa ki, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile neden olduğu ve davacının % 5,1 maluliyeti ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nun 89/1 maddesinde düzenlenen ve taksirle yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK’nun 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK’nun 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davacı tarafından maluliyet orana ilişkin rapor 15.10.2018 tarihinde alınmış ise de davanın olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçtikten sonra 06.05.2019 tarihinde açılmış olması ve gelişen durumun varlığının iddia ve ispat edilememiş olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleştiği açıktır.

Zira haksız fiil nedeniyle geçici veya sürekli iş gücü kaybına uğrayan kişi sonradan gelişen durumlar dışında haksız fiil tarihinden itibaren bedensel zarara uğramıştır. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zarar haksız fiil tarihi itibariyle doğmuş olup bu andan itibaren mağdur zarar görmeye başlamıştır.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’da öngörülen dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İtiraz Hakem Heyetine gönderilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; zararın 20.01.2011 tarihinde öğrenildiği, zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, buna göre zamanaşımı süresi, 20.01.2019 tarihinde dolmuş olup, davanın 06.05.2019 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davalı … şirketinin zamanaşımı savunmasının kabulü ile davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uygulanacak olan 8 yıllık zaman aşımı süresinin kanundaki “daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmüş bulunursa” ibaresi sebebiyle KTK.m.109/1’de yer alan kısa zamanaşımı süresini uzatıcı mahiyette olduğunu, somut olay incelendiğinde kaza tarihinin 20.01.2011 olup, zamanaşımı süresinin 15.10.2018 tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerektiğini, çünkü maluliyet raporunun gelmesi ile birlikte zararın bu tarihte öğrenilmiş olacağını, bedensel zarara ilişkin tazminat davalarında zamanaşımı süresinin kazanın gerçekleştiği tarihte değil zararın öğrenildiği tarihte başlayacağını, bu nedenle zamanaşımının dolmadığını, aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51, 54 ve 72 inci maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan … kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.