Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/2551 E. 2023/5592 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2551
KARAR NO : 2023/5592
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1034 E., 2020/4032 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Davacı vekili ve Davalı …
Sigorta Şirketi vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü/
İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması/ Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/299 E., 2017/998 K.

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av….. geldi. Davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 25.04.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş’ye ait olan otobüs ile seyahat ettiği sırada 21.02.2013 tarihinde otobüs sürücüsünün %100 kusuru neticesinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve sol elinin büyük bir kısmını kaybettiğini, müvekkilinin yaralanması ve malul kalması nedeniyle davalılardan Ankara Anonim Türk Sigorta Şti’ye başvurulduğunu ve bir miktar ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin eksik olduğunu, müvekkilinin eczacılık yapmakta olduğunu, elini kaybetmesinin işini yapmasını zorlaştırdığını, ayrıca kendisini eksik ve özürlü hissettiğini, meydana gelen yaralanmanın sürtünme neticesinde oluştuğunu, müvekkilinin manevi zararının da olduğunu belirterek HMK’nın 107 nci maddesi gereğince 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret AŞ’den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 115.467,60 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Şti vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin davaya bakmakta görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kazaya sebep olan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının başvurusu üzerine zararın müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, davacının tazmin edilmeyen sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığını, sigortalı araç sürücünün kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, davacının sürekli iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının gelirini somut bilgi ve belgelerle ispatlaması gerektiğini, tazminatın hesaplanması sırasında davacıya yapılan ödemenin dikkate alınması gerektiğini, davacının tedavi gideri taleplerinin SGK’nın sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A,Ş vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde tazminat talebinin dayanağını oluşturan herhangi bir belge ibraz edilmediğini, davacının delillerinin de taraflarına tebliğ edilmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücünün kusuru bulunmadığından müvekkilinin de sorumluluğu olmadığını, kusur incelemesinin yapılması gerektiğini, ayrıca davacının müterafik kusuru olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracın sigorta şirketlerinden veya SGK’dan ödeme almış olma ihtimali mevcut olduğunu, bu hususların araştırılarak yapılan ödeme olması halinde tazminattan indirilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyasının beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen trafik kazasında otobüs sürücünün %100 kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından davacının %46,2 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, dava açılmadan önce yapılan ödemeler de değerlendirilerek davacının zararının belirlendiği ve tazminat miktarının sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı, sorumluluk tutarları içerisinde gerek maddi tazminatın ve gerekse manevi tazminat isteminin yerinde olduğu ancak manevi tazminatın sigorta şirketinden talep edilemeyeceği ve bu konuda da bu yönde bir talebin bulunmadığı, mahkemece resen taktir olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret AŞ’den tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 115.467,60 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret AŞ’den tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden müvekkili lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, meydana gelen olayda sürücünün kusuru, müvekkilinin %46,2 oranında malul kalmış olması, müvekkilinin yaşadığı elem ve keder dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, müvekkilinin geliri ve maluliyet durumu da dikkate alındığında hükmedilen maddi tazminat miktarının da az olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece müvekkili tarafından yapılan ödeme dikkate alınmadan karar verildiğini, ödenen miktarın hesaplanan tazminat miktarından mahsup edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil tarafından davacıya yapılan ödemenin güncellenerek müvekkil şirketin sorumlu olduğu miktardan indirilmesi halinde fazla ödeme yapılmış olduğunun görüleceğini, bilirkişi ek raporunda hesaplanan tazminatın ilk olarak Zorunlu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Ferdi Kaza Sigortası poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini, hesaplanan tazminattan anılan sigorta poliçesi kapsamında ödenmesi gereken miktar ve müvekkil şirket tarafından ödenen miktar dikkate alındığında davacıya fazla ödeme yapıldığının anlaşılacağını, bu nedenle davacının müvekkilinden herhangi bir tazminat talep edemeyeceğini, mahkemece müvekkil yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin temerrüt tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bedel artırımı ile talep edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, ek rapora itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan ve davacının zarara uğramasına neden olan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortacısı olan davalı … yönünden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 99 uncu maddesinin 1 inci fıkrası ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 üncü maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, dosyaya sunulan belgelere göre temerrüt tarihi olarak 25.06.2013 tarihinin kabul edilmesi gerektiği, davalı … tarafından 02.08.2013 tarihinde davacıya 45.799,00 TL ödeme yapıldığı, bilirkişi raporunda bu ödemenin güncel hali 64.026,00 TL olarak belirlendiği, ancak bu miktarın hesaplanan toplam tazminattan mahsup edilmesi gerektiği, ancak mahkemece mahsup yapılmadan davalı … aleyhine hüküm kurulduğu, bu durumda hesaplanan tazminattan davalı … şirketinin ödediği miktarın güncellenmiş değeri düşüldüğünde anılan davalının sorumluluğunun 51.450,60 TL olduğu, kazanın oluşuna göre araçta yolcu olan davacının herhangi bir kusuru olmadığı anlaşıldığından maddi tazminattan kusur indirimi yapılmasına gerek görülmediği, davacıya sıralı sorumluluk sistemi içinde bulunmayan ayrı bir sigorta koluna dahil Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası nedeniyle yapılan ödemenin, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına göre hesaplanan sürekli bedensel zarar tazminatından mahsubuna yasal olanak bulunmadığından davalı … vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davanın belirsiz alacak davası olması ve ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olması nedeniyle zamanaşımına yönelik istinaf sebebinin de yerinde görülmediği, olayın oluş şekli, kusur durumu ve davacının yaralanması ve olay tarihi gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, ancak hükmedilen manevi tazminat yönünden davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalılardan … vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b bendinin 2 nci cümlesi gereğince kaldırılmasına, davacının maddi tazminat davasının kabulüne, 115.467,60 TL maddi tazminatın davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş yönünden olay tarihi olan 21.02.2013 tarihinden, davalı … yönünden temerrüt tarihi olan 25.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı …’nin 51.441,60 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulmasına, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş’den tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş vekili ve katılma yoluyla davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret AŞ vekili temyiz dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacı hastaneye sevk edilmeden ve bizzat muayenesi yapılmadan evrak üzerinden tanzim edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kusura ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının değerlendirilmediğini, davalı … tarafından yapılan ödemenin müvekkili aleyhine hükmedilen tazminattan da indirilmesi gerektiğini, belirlenen tazminattan ihbar olunan sigorta şirketlerinin sorumluluğu olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen kazada araç sürücünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin sol elinin büyük bir kısmını kaybettiğini, alınan bilirkişi raporunda maluliyet oranının %46,2 olduğunun tespit edildiğini, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında talep edilen manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı … Şti vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davacı ile anlaşma sağlandığını ve ödeme yapıldığını, anlaşma gereğince davacının müvekkilinin sorumlu olduğu miktardan feragat ettiğini, anlaşma metni sunulmasına rağmen bu hususta ek karar verilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 315 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 17 ve 18 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olmasına, zamanaşımının dolmamış olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmasına, davacının müterafik kusuru bulunmadığının anlaşılmasına, davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret AŞ tarafından istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat miktarına ilişkin verilen kararın kesinleşmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret AŞ vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı … AŞ’nin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Davalı … AŞ vekili 17.03.2021 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulh olunduğuna dair sözleşme yapıldığını bildirmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir…” şeklinde düzenlenmiştir.
Şu durumda; Bölge Adliye Mahkemesince sulhe ilişkin belgeler dosya arasına alınarak davacı ile davalı … AŞ arasındaki sulh hususunda karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı … davalı Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş’ye yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı … Şirketine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.