Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/5995 E. 2023/8723 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5995
KARAR NO : 2023/8723
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/569 E., 2022/710 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasındaki kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat, saldırının kınanması ve hüküm özetinin yayımlanmasına ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; Türkiye Noterler Birliği başkanı olan davacının, 01.01.2014 tarihinden itibaren ülke çapında uygulanmaya başlayan Noterlik Bilgi Sisteminde (NSB) sorunlar yaşanması nedeniyle yazılı ve görsel basında “noterlik bilgi sistemi çöktü” şeklinde haberler çıkması üzerine aynı gün basına açıklama yaptığını, Kahramanmaraş 5. Noteri olan davalının noterlerin üye olduğu facebook grubunda 03.01.2014 tarihinde davacıyı hedef alarak yazdığı yazı içeriğinde yer alan “yalancı başkan, yalancıya yalancı” şeklindeki ifadelerle hakaret ederek noterlik camiası önünde kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, davacının ismi açıkça belirtilmemişse de matufiyet bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili, saldırının kınanması ve karar özetinin yayımlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının NBS’nin devreye alındığı gün çıkan sorunun aynı gün giderilerek çalışmaya devam ettiği ve sitenin çökmesi nedeniyle noterlerdeki tüm işlemlerin durmasının söz konusu olmadığına yönelik açıklamasının gerçek dışı olduğunu, sistemin Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 17.01.2014 tarihli basın açıklamasında da yazılı olduğu üzere 03.01.2014 günü saat 11.00 den itibaren normal çalışır hale geldiğini, bu olayın tüm noterler gibi davalıyı da mağdur ederek vatandaşlarla karşı karşıya bıraktığını, yine basın açıklamasındaki tüm noterliklerde pilot uygulama olarak kullanıldığına yönelik ifadenin de gerçeği yansıtmadığını, davalının yaptığı paylaşımın basın açıklamasına yönelik bir eleştiriden ibaret olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.11.2014 tarihli ve 2014/57 Esas, 2014/617 Karar … kararı ile; davalı tarafından facebook sayfasında yapılan yorumda kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarının zedelenmesine sebep olduğu gerekçesiyle davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin talebi ile saldırının kınanması ve yayım talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 11.01.2016 tarihli ve 2015/1546 Esas, 2016/150 Karar … ilamıyla; diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “…6098 … Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 … Kanun) 74 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de somut olayın özelliği itibariyle maddi olgunun ve davalının sorumluluğunun tespiti açısından ceza davasının sonucu önem arz etmektedir. Bu nedenle; dava konusu eylem nedeniyle davalının yargılandığı kamu davasının kesinleşmesi beklenmeli ve sonucuna göre diğer tüm delillerle yapılacak değerlendirme ile birlikte karar verilmelidir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2016/197 Esas, 2021/317 Karar … kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıya yönelik olarak kullanılan “yalancı başkandan” ve “yalancıya yalancı demek” şeklindeki ifadelerin eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı hakkında açılan ceza davasında her ne kadar beraat kararı verilmiş olsa da bu ifadelerin kaba söz ve incitici davranış boyutunda olup davacının üzülmesine ve kişilik haklarının zedelenmesine sebebiyet vereceği gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminata yönelik talebi ile saldırının kınanması ve yayım talebinin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 30.05.2022 tarihli ve 2021/23653 Esas, 2022/7880 Karar … ilamıyla; “… Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (HGK’nın 11/10/1989 gün ve 1989/11-373 Esas, 472 Karar; HGK’nın 27/04/2011 gün ve 2011/17-50 Esas, 2011/231 Karar … ilamları). Bu durumda; ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı, bir başka deyişle ceza mahkemesinin “eylemin suç olmadığına” dayanan beraat kararının hukuk hâkimini bağlayıcı olduğu açıktır. Esasen noter olan davalının eldeki davaya konu paylaşımı bir bütün olarak ele alındığında da, sadece noterlerin yer aldığı sosyal platformda Noterler Birliği Başkanı olan davacının NBS sisteminin devreye sokulduğu tarihte yaptığı basın açıklamasında yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını işaret etmeye yönelik olduğu, davacı tarafından davaya konu edilen ifadelerin eleştiri sınırlarını aşan küçültücü ve hakaret niteliğinde sözler olmadığı, rahatsız edici, nezaket kuralları dışında kaba söz olarak değerlendirilebileceği ve manevi tazminatı gerektirmeyeceği anlaşılmakta olup, davalının tazminat ile sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir. Şu halde; mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır” şeklindeki gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun ve eylemin suç olmadığına dayanan davalı hakkındaki beraat kararının hukuk hâkimini bağladığı, davaya konu sözlerin hakaret niteliğinde olmadığı, rahatsız edici ve nezaket kuralları dışında kaba söz niteliğinde olup manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat talebinin konusunun her zaman hakaret suçunu oluşturması gerekmediğini, davalının sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında olmadığını, davalının meslek kuruluşuna başvurabilecekken davacıyı meslektaşları önünde karalayıp hedef gösterdiğini, sözlerin kaba söz olarak tanımlanacak nitelikte olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi, saldırının kınanması ve hüküm özetinin yayımlanması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun 24 üncü maddesi, 6098 … Türk Borçlar Kanunu’nun 58 ve 74 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.