YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6146
KARAR NO : 2023/9846
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/161 E., 2022/504 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 01.06.2021 tarihli ve 2021/1269 Esas, 2022/ 2869 Karar … ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davalı … vekili ve …, … ve … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları takip sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla dava konusu taşınmazı 10.08.2011 tarihinde davalı … Karkurt’a onun da 31.01.2012 tarihinde davalılar … … ve Yakıp …’a sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.02.2014 tarihli ve 2012/335 Esas, 2014/79 Karar … kararı ile; alacağın bir kısmının tahsil edildiği, ivazlar arasında bedel farkı olmadığı ve davalıların kötü niyetinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı (I)
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.03.2016 tarihli ve 2014/11911 Esas, 2016/2883 Karar … ilamı ile; “… Dava konusu taşınmaz borcun doğmundan sonra 10.08.2011 tarihinde borçlu tarafından eşinin kardeşi olan davalı …’e satmıştır. … İİK’nun 278/3-1 maddesi kapsamında kalan yakın akrabalardan olup bu şahsa yapılan satış bağış niteliğinde olup iptali gerekmektedir. Diğer dahili davalılar Yakıp ve … yönünden ise anılan şahıslar borçlunun amcasının oğlu olduklarından borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslar olup iyiniyetli olarak aldıklarının kabulü mümkün değildir. (İİ.md.280/1). Bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davacı, … 1.İcra Müdürlüğünün 2011/7969-7970 … takip dosyaları yönünden tasarrufun iptali davası açmış olup 2011/338 sayıl takip dosyası dava konusu olmadığı halde bu takip dosyası yönüden de karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yine dava konusu taşınmazı üçüncü kişiden satın alan Yakıp ve … dahali davalı edilmiş olmalarına rağmen karar başlığında isimlerinin yer almaması da hatalı ..” olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (I)
1. Mahkemenin 21.08.2018 tarihli ve 2017/469Esas -2018/417 Karar … ilamı ile; davalıların akraba olduğu gerekçe ile davanın kabulüne, taşınmazın borçlu … adına tesciline karar verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Dairemizin 01.06.2021 tarihli ve 2021/1269 Esas ve 2022/2869 Karar … ilamı ile;
“…1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. Tasarrufun iptali davaları, İİK 282. maddesi hükmü uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır. Kural bu olmakla birlikte yine anılan hükme göre davada kötü niyet sahibi üçüncü kişiler de davalı olarak gösterilebilir. Üçüncü kişiler hakkındaki davanın kabul edilebilmesi kötü niyetli olduklarının kanıtlanması durumunda mümkündür.
Dosya içerisindeki tapu kayıtlarından, dava konusu taşınmazın bozma ilamından sonra 13.06.2016tarihinde davalılar Yakıp ve … tarafından dava dışı … Kıran’a satıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda davacı alacaklıya, anılan şahsı davaya dahil edip etmeyeceği ya da bedele dönüştürüp dönüştürmeyeceği sorularak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3. Bir önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, Yakıp ve Kadri davada taraf sıfatını aldığı halde karar başlığında isimlerinin halen yer alamamış olması da isabetsiz bulunmuştur.
4. Kabule göre, davacı alacaklının açtığı iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Somut olayda davanın kabulüne karar verildiğine göre, davacı alacaklıya takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerekirken, tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdı
.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (II)
Mahkemenin 22.12.2022 tarihli ve 2022/161 Esas, 2022/504 Karar … kararı ile;
“… davanın davacının seçimlik hakkını bedele dönüştürdüğü göz önüne alınarak, dava konusu taşınmaz borcun doğmundan sonra 10.08.2011 tarihinde borçlu tarafından eşinin kardeşi olan davalı …’e satıldığının, … İİK’nun 278/3-1 maddesi kapsamında kalan yakın akrabalardan olup bu şahsa yapılan satış bağış niteliğinde olup iptali gerekeceği, diğer dahili davalılar Yakıp ve … yönünden ise anılan şahıslar borçlunun amcasının oğlu olduklarından borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslar olup iyiniyetli olarak aldıklarının kabulü mümkün olmayacağına kanaat edinilerek, davalı …’ın tasarrufun iptaline konu malı elinden çıkardığı tarih olan 31.01.2012 tarihindeki değeri olan 210.672.00 TL üzerinden diğer davalıların ise malı elinden çıkarttıkları tarih olan 13.06.2016 tarihindeki değeri olan 419.209,60 TL üzerinden kendi paylarına düşen miktar üzerinden alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmelerine.” gerekçesi ile davalı 3. kişi …’dan taşınmazı elden çıkarttığı 31.01.2012 tarihindeki taşınmaz değeri olan 210.672,00 TL bedelin …’dan; davalı …’a taşınmazı elden çıkarttığı 13.06.2016 tarihindeki taşınmazın değeri olan 209.604,80 TL bedelin …’tan; davalı …’tan taşınmazı elden çıkarttığı 13.06.2016 tarihindeki taşınmazın değeri olan 209.604,80 TL bedelin *…’tan; … 1.İcra Müdürlüğünün 2011/7969 ve … 1.İcra Müdürlüğünün 2011/7970 … icra takibindeki alacak ve fer’ileri geçmemek ve tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve …, … ve … temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, müvekkiline ait araçların bulunduğunu, satışların mal kaçırma anacı ile yapılmadığını aksine müvekkilinin borçlarını ödemek gayreti ile yapıldığını, üçüncü kişilerin yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını; belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar …, … … ve … ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde, taşınmazın bedeli için kredi çekildiğini, borçlunun borçlarınını ödenmeye çalışıldığını mal kaçırma amaçlarının olmadığını ve bedelin yanlış hesaplandığını belirtmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 … İcra İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 2004 … İcra ve İflas Kanun’un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; davalı … vekili ve …, … ve …’un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davanın İİT’nın 283/2.maddesi gereğince bedele dönüşmesi nedeni ile davalılar aleyhine tazminata karar verilmiş ise de, davalı 3. kişi …’dan taşınmazı elden çıkarttığı 31.01.2012 tarihindeki taşınmaz değeri 210.672,00 TL, davalılar … ve …’ur taşınmazı elden çıkarttığı 13.06.2016 tarihindeki taşınmazın değeri 419.209,60 TL olarak belirlendiğinden, 419.209,60 TL nin 210.672,00 TL sından davalılar …, … ve … müştereken ve müteselsilen, kalan 208.637,60 TL den davalı … ve …’un müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun/6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı … vekili ve …, … ve …’un diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı … vekili ve …, … ve …’un Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ” …’dan; davalı …’a taşınmazı elden çıkarttığı 13.06.2016 tarihindeki taşınmazın değeri olan 209.604,80 TL bedelin …’tan; davalı …’tan taşınmazı elden çıkarttığı 13.06.2016 tarihindeki taşınmazın değeri olan 209.604,80 TL bedelin *…’tan ” ibaresinin çıkartılarak yerine “…, … ve … …’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kalan 210.672,00 TL nin davalılar … ve …’tan müştereken ve müteselsilen .. ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.