YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6301
KARAR NO : 2023/9286
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/506 E., 2022/56 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar …, …, …, …, …, …, …, … Vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu ödememek amacıyla kendisine ait taşınmazları davalı …’a sattığını, onun da 1-3 ve 4 nolu bağımsız bölümleri …’a, 2 nolu bağımsız bölümü …’a, onun da davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 2007 yılında dava konusu yeri …’a sattığını, taşınmazları satarken muvazaa kastı , mal kaçırma kastı bulunmadığını, müvekkili hakkındaki vergi cezasının kesinleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … cevap dilekçesinde; dava konusu 3 nolu bağımsız bölümü davalı …’den parasını vererek satın aldığını, bunun için de bankadan kredi çektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı … cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümleri 2007 yılında boşandığı eşi …’in davalı …’a sattığını, satıldığında dairelerin kaba inşaat halinde olduğunu, daha sonra tüm birikimleri ile ve babasının yardımı ile dava konusu bağımsız bölümleri yeniden satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
4. Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.06.2012 tarihli ve 2009/738 Esas, 2012/485 Karar … kararı ile; yargılama aşamasında davalı …’in 6111 … kanundan yararlanarak borcunu taksitlendirdiği ve ödeme yaptığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından hüküm tesisine yer olmadığına, ancak başlangıçta davalı …, Mülkiye ve …’ın muvazaalı olarak birlikte hareket ederek dava konusu taşınmazları devrettiklerini, bu nedenle haksız olduklarından yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiği, davalı …’ın ise iyi niyetli 3. Kişi konumunda olup, herhangi bir sorumluluğu olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.06.2014 tarihli ve 2013/97 Esas, 2014/9004 Karar … ilamı ile;
“…
Dava 6183 … Yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Maliye Hazinesi tarafından yapılan takip sonucu borçlu ile 6111 … Kanun gereğince yapılandırma sözleşmesi yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ancak sözü edilen yasa uygulamasında, yapılandırmanın, davacı tarafça açılmış tasarrufun iptali davalarını durduracağı ya da ertelemesini sağlayacağı yolunda bir hüküm bulunmamaktadır. Buna ilaveten 6111 … Kanun’a dayalı olarak 14.03.2011 tarihinde çıkarılan 2011/1 nolu iç genelgede de 6111 … Kanuna göre borçlarını ödemek üzere başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarının, Kanun ile ödeme planına bağlandığından, haklarında bu borçlar nedeniyle cebren tahsil işlemleri yapılmayacağı, yasanın yayımlandığı 25/2/2011 tarihinden önce uygulanmış hacizler ve bu hacizlere dayanılarak başlatılan satış işlemlerinin durdurulacağı diğer taraftan borçları, anılan Kanun gereğince taksitlendirilen mükelleflerin, yasa hükümlerini ihlal etmeleri halinde ise durdurulan cebren tahsil işlemlerinin yeniden başlatılacağı belirtilmiştir. Kısaca 6111 … Yasa uygulaması gereği olarak borcun yeniden yapılandırılması işleminin, açılmış davaları durdurmayacağı ancak İdare’nin takdiri ile icra işlemlerinin yapılandırma sözleşmesi ihlal edilmediği sürece ertelenebileceği açıktır. Hal böyle olunca davaya devam edilerek taraf delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın konusuz kaldığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu … adına çıkarılan ceza ihbarname tebliğinin tarihinden bir kaç gün sonra iptali istenen tasarrufların yapıldığı, 03.10.2007 tarihinde …’ın adına kayıtlı 4 adet taşınmazı baldızının eşi olan diğer davalı …’a, bu kişinin de 1-3-4 nolu taşınmazları …’ın boşandığı eşi davalılardan …’a devrettiği, dava açıldıktan sonra 2-3-4 nolu taşınmazların 3. Kişilere satıldığı, …, Mülkiye ve …’ın işlemlerinin muvazaalı olduğu, taşınmazı satın alan Mülkiye’nin satın almasına yetecek ekonomik güçte bulunmadığı, …’un ise iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, Altınova Mahallesi, 8888 parsel 1 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili 03.10.2007 tarih 6762 yevmiye numaralı, 26.05.2009 tarih, 4611 yevmiye numaralı tasarrufların takip konusu alacak miktarı ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya anılan taşınmaz üzerinde borçlu …’ın 10.02.2021 tarihi itibariyle bakiye vergi borcu ( 236.461,50 TL ) ve fer’ilerinin tahsili için haciz ve satış yetkisi verilmesine, diğer davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar …, …, …, …, …, …, …, … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların değerinden çok düşük bir bedelle devredildiğini, davalı borçlu …’ın dava konusu 4 adet taşınmazı kendisine vergi ihbarnamelerinin tebliğinden sadece 2 gün sonra muvazaalı olarak baldızının eşi …’a devrettiğini, …’ın da bu taşınmazların 3 tanesini vergi borçlusu …’ın eski eşi davalı …’ a, bir tanesini davalı … ‘a düşük değerle sattığını, akabinde … ve …’un satın aldıkları 2 ve 3 nolu bağımsız bölümleri karşılıklı olarak birbirlerine sattıklarını, dava açıldıktan sonra devredilmeyen 8888 parsel 1 nolu bağımsız bölüm hakkında tasarrufun iptaline, dava açıldıktan sonra devredilen aynı parseldeki 2,3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin ise 3,4 ve 5. Kişiler olan …, … ve … hakkında bedel tazminine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar …, …, …, …, …, …, …, … vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı süresinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, …’un eski eşiyle hiçbir ilgisi ve irtibatı kalmadığını, taşınmazları tamamen üçüncü bir kişiden satın aldığını, 2007 yılındaki dava değerinin 53.437,50 TL olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretine bu miktar üzerinden karar verilmesi gerektiğini, vergi borcunun şahsa bağlı borçlar olduğunu, bu nedenle mirasçıların davaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, kesinleşmiş bir ceza kararı mevcut olmadığını, davalıların yapılandırma talep ettiğini ve yapılandırma yapıldığını, bu sebeple de açılan davanın reddi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 … Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 … Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 24 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge
adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davalılar …, …,, …’a 31.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 18.04.2023 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle davalılar …, …, …, …, …, …, …, … vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. 6183 … Yasa’nın 24 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç,
borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davalı borçlu … mirasçıları vekili 07.08.2023 tarihli dilekçesi ile tasarrufun iptaline konu edilen vergi borçlarının tamamıyla ödendiğini belirterek ödemelerin yapıldığına dair dekont örneklerini dosyaya sunduğundan konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar …, …, … vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar …, ‘a iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.