Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/13865 E. 2015/1051 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13865
KARAR NO : 2015/1051
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

Tebliğname No : 5 – 2012/322843
MAHKEMESİ : Mersin 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2012
NUMARASI : 2011/845 Esas, 2012/690 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçimlik hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında; 25/07/2011 tarihli olay tutanağının içeriğine, mağdurların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü devriye görevi yapan polis memurlarının, sokak üzerinde seyir halinde bulunan araçlara yaklaşan, bir şeyler konuşup geri giden ve aynı sokakta evleri kontrol eden şahısları fark edip bu kişilerin kimliklerini kontrol etmek istedikleri sırada suça sürüklenen çocuğun olay yerine gelerek görevlilere hitaben “milleti rahatsız etmeye hakkınız yok siz burada kimlik kontrolü yapamazsınız her zaman kontrol mü olur” şeklinde sözler söyleyip, ıslık çalarak çevredeki şahısların olay yerinde toplanmalarını sağladıktan sonra oluşan kargaşadan istifadeyle kaçması üzerine görevlilerce zor kullanılarak yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, görevlilere karşı gerçekleştirdiği cebir veya tehdit eylemi bulunmadığı gözetilerek beraetine karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, ayrıca aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki hükmün gözetilmesi, buna göre; suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunacak temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler belirtilmek suretiyle tespit edilmesi gerektiği nazara alınmadan olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun olmayan, yasadaki ifadelerin soyut tekrarından ibaret gerekçelerle, hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden, alt sınırdan epeyce uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.