Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/15250 E. 2015/18030 K. 30.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15250
KARAR NO : 2015/18030
KARAR TARİHİ : 30.12.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/363735
MAHKEMESİ : Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/02/2009
NUMARASI : 2008/209 Esas, 2009/35 Karar
SUÇ : Tefecilik

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklara yüklenen tefecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen, bu nedenle davaya katılma hakkı olmayan Naile ve A.. Y..’in usulsüz olarak kamu davasına katılmasına karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden, vekillerinin bu suçtan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz ve hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığı gibi süresinden sonra da olduğu anlaşılan sanık Mehmet müdafiin duruşma istemlerinin CMUK’nın 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddi ile incelemenin katılan M.. Y.. vekili ile sanık M.. D.. müdafiin temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık M.. D.. hakkındaki sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanık M.. D..’nün ikametinde yapılan aramada ele geçirilen belgelerde faiz karşılığı para alışverişine dair ibarelerin yer aldığı nazara alınarak söz konusu belgelerde isimlerine yer verilen kişilerin kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanık Mehmet’in değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verip vermediği hususu üzerinde durularak hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, sanıklar B.. D.. ve F.. K..’ın tefecilik yapıp yapmadıkları hususunda kolluk araştırması yaptırılıp gerektiğinde ilgili vergi dairesine yazı yazılarak bu konuda vergi inceleme raporu düzenlettirilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Adli para cezasının belirlenmesinde bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktara, adli para cezasının taksitlendirilmesine ve kısa süreli hapis cezasının seçenek adli para cezasına çevrilmesine ilişkin uygulama maddeleri olan TCK’nın 52/2-3. ve 50/1-a maddelerinin karar yerinde gösterilmemesi,
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak uygulanması gereken TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğuna hükümde yer verilmemesi, 53/1-e maddesindeki hak yoksunluğunun ise takdiren uygulanmaması,
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.