Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/15564 E. 2016/114 K. 12.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15564
KARAR NO : 2016/114
KARAR TARİHİ : 12.01.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihi 06/12/2010 olduğu halde gerekçeli karar başlığına yanlış yazılması,
5237 sayılı TCK’nın 3/1. maddesi-fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenleme karşısında; temel ceza belirlenirken dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar hep birlikte değerlendirilip, aynı Kanunun 61/1. maddesi-fıkrasında yedi bent halinde sınırlı sayılan hangi ölçütlere ne şekilde dayanıldığı somut gerekçelerle ve denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden, hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK’nın 257/2. madde-fıkrada yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkrada öngörülen cezanın alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü ve sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi zorunluluğu gözetilmeden, ilgili kanun maddesinde öngörülen alt sınırdan çok fazla uzaklaşılmak suretiyle teşdiden ceza tayini,
Suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlemesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.