YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2572
KARAR NO : 2014/6569
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
Tebliğname No : 4 – 2011/34971
MAHKEMESİ : Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/05/2010
NUMARASI : 2009/566 Esas, 2010/483 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde Kesiktaş Köyü muhtarı olan sanığın, N.. K.. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 2008 yılı içinde değişik zamanlarda ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere gönderilen kömür ve bayram yardımlarını köyde ikamet etmeyen kişilere dağıtması biçiminde gerçekleşen eyleminin olayın oluş biçimi ile sanığın sıfat ve konumu nazara alındığında 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfına ilişkin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında, TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken, sanığın kendi altsoyu olmayan kişiler yönünden sözkonusu maddenin 1-c bendinin uygulanması ve 1-e bendindeki hak ve yetkiler hususunda da bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suçun TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.