Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/2941 E. 2014/7170 K. 27.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2941
KARAR NO : 2014/7170
KARAR TARİHİ : 27.06.2014

Tebliğname No : 5 – 2012/202305
MAHKEMESİ : İzmir 16. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2012
NUMARASI : 2012/723 Esas, 2012/1359 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Uygulanan yasa maddesi TCK’nın 257/2. maddesi olduğu halde, hükümde aynı Kanunun 157/1. maddesine yer verilerek karışıklığa yol açılması,
Suçun 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün 2008/149-163, 13/11/2007 gün 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK’nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu nazara alınmadan suç tarihi itibariyle sabıkasız olmasına, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali de bulunmamasına, hakkında takdiri indirim ve seçenek yaptırıma çevirme hükümleri uygulanmasına rağmen “sanığın geçmişi, benzer suçtan daha önce sabıkasının bulunuşu ve şartları oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan, diğer uygulamalarla çelişen gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.