YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10743
KARAR NO : 2017/5206
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İrtikap
HÜKÜM : Eylemin görevi kötüye kullanma niteliğinde kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü ile vekilinin karar başlığında gösterilmeyerek, CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
Lehe yasa belirlenirken denetime olanak verecek biçimde her iki kanunla ilgili uygulamanın kararda açıkça gösterilmesi zorunluluğuna uyulmaması,
Sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesinde düzenlenen “görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu” oluşturduğu, hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla, TCK’nın 257. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki ceza miktarı indirilmesine rağmen bu fıkraya atıfta bulunan ve sanığın eylemine uyan 3. fıkrada, aynı Kanunla yapılan değişiklik sonucu öngörülen yaptırımın aleyhe sonuç doğuracak şekilde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasını gerektirdiği, lehe olan yasal düzenlemenin 6086 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki haliyle 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesi olduğu buna göre cezalandırmanın anılan maddenin 1. fıkrası ile yapılacağı, bu fıkrada ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü halde yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca “Cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına” karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın memuriyet görev ve yetkileriyle sınırlı tutularak, sadece “memuriyet görevine ilişkin hak ve yetkilerinin kullanılmasının yasaklanmasına” şeklinde hüküm kurulması,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisine vekille temsil ettiren Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü yerine hataya düşülerek Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.