Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/11041 E. 2018/2638 K. 09.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11041
KARAR NO : 2018/2638
KARAR TARİHİ : 09.04.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Eylemlerin görevi kötüye kullanma niteliğinde kabulüyle zamanaşımı nedeniyle düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar … ve … hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükmünü temyizde hukuki yararı bulunmadığından, müdafiilerinin temyiz talebinin ve sanık … müdafiin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 317 ve 318. maddeleri gereğince reddiyle incelemenin katılan vekilinin temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları istemiyle görevsizlik kararıyla açılan kamu davasında sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 230/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu vasfında kabul edilerek suç tarihinden itibaren 7 yıl 6 aylık ilave zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verildiği ancak dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre sanıklara isnat olunan eylemlerin TCK’nın 339/1 ve 504/7. maddelerine uyan resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturabileceği, nitelikli dolandırıcılık suçunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık ilaveli, sahtecilik suçunun ise aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden suç tarihi olan 31/12/2003 ile hüküm tarihi olan 18/05/2012 arasında azami zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmış ise de resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanıkların savunmalarının alındığı 19/06/2007 ve 17/10/2007 tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 09/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.