Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/11588 E. 2018/9531 K. 06.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11588
KARAR NO : 2018/9531
KARAR TARİHİ : 06.12.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet (sanık … hak.), kamu görevlisinin suçu bildirmemesi (diğer sanıklar hak.)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde Bozkurt PTT Merkez Müdürlüğünde gişe memuru olarak görev yapan sanıklar … ve …’ın, aynı yerde müdür vekili olarak görev yapan ve hakkında zimmet suçundan mahkumiyet kararı kurulan …’ın zimmet eylemini 13/01/2011 gün başlayan teftiş öncesinde 29/11/2010 tarihinde belirledikleri halde yetkili makamlara bildirimde bulunmamak suretiyle kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmalarının talep edildiği, sanıkların, …’ın eylemi hakkında Bozkurt Belediye başkanı olarak görev yapan tanık …’a bilgi verdiklerini ve söz konusu kişinin bildirimde bulunmasından kısa bir süre sonra gelen müfettiş tarafından sanığın eylemlerinin saptandığını, bu eylemle ilgili olarak Cumhuriyet savcılığına bildirimde bulunmaları gerektiğini düşünemediklerini savunarak yüklenen suçu kabul etmedikleri, tanık …’ın ve 17/01/2011 tarihli soruşturma raporunu düzenleyen tanık …’ın sanıkların savunmaları ile uyumlu beyanda bulundukları anlaşılmakla; sanık …’ın sıfatı, sanıkların konumları, aksi kanıtlanamayan savunmaları, kısa süre içerisinde yapılan teftiş sonucu zimmet eyleminin ortaya çıkarılmış olması karşısında, dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle suç kastı ile hareket ettiklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçeleriyle gösterilmeden sanıklar Hatice ve Sinem haklarında mahkumiyet hükümleri kurulması,Zimmete konu 7.213,22 TL’nin suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık … hakkında TCK’nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık … müdafin lehe hükümlerin uygulanması talebi karşısında, CMK’nın 147. maddesine göre susma hakkı bulunan sanık hakkında TCK’nın 62/2. maddesi uyarınca geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim nedenlerinin varlığının karar yerinde tartışılıp gösterilmesinden sonra aynı Yasanın 62/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, kişiliği hakkındaki olumsuzlukların nelerden ibaret olduğu kararda gösterilmeden “Sanığın suçu işlemediğine yönelik davranışları nedeniyle pişmanlık göstermemesi…” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezasında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Kanunun 53/4. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilemeyeceğinin nazara alınmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin kararının değerlendirilmesi lüzumu,
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle atılı suçları işledikleri kabul edilen sanıklar haklarında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine, sadece “… kamu görevinden … yasaklanmasına,” şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.