YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12334
KARAR NO : 2015/1707
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
Tebliğname No : KYB – 2014/401129
Görevi kötüye kullanmak suçundan şüpheliler R.. D.., G.. E.., M.. Ü.. ve İ.. K.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 07/01/2014 tarihli ve 2012/90336 soruşturma, 2014/1582 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına dair Sincan 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/02/2013 tarihli ve 2014/795 Değişik İş sayılı Kararının,
Dosya kapsamına göre; halen Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünde jeomorfolog olarak görev yapan müşteki Cengiz Cumhur Soylu’nun, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 30/07/2012 tarihli dilekçe ve 03/08/2012 tarihli ifadesinde, şikayete konu olayların olduğu tarih itibarıyla MTA Genel Müdürü olarak görev yapan şüpheli M.. Ü.., Hukuk Müşaviri şüpheli G.. E.., Balıkesir Bölge Müdürü şüpheli R.. D.. ve MTA Fizibilite Etütleri Daire Başkanı şüpheli İ.. K.. haklarında çeşitli iddialarda bulunarak, şüpheli M.. Ü.. ile şu an emekli olan ve Oramine isimli bir firmanın ortağı olan şüpheli R.. D..’ın birlikte hareket ederek, MTA’nın bulduğu maden arazilerinin ruhsatının adı geçen firmaya verildiğini, R.. D..’ın emekli olmasına rağmen halen MTA’da odasının bulunduğunu, bu şüpheliler hakkında hukuk müşavirliğine gelen şikayet dilekçelerinin 1. Hukuk Müşaviri şüpheli G.. E.. tarafından sümen altı edildiğini, müştekinin kendisiyle ilgili bir Yargıtay ilamını 4 ay Hukuk Müşavirliğindeki dosyasında saklamak suretiyle yasal haklarını almasını engellediğini, şüpheli M.. Ü..’in kendisiyle uğraşarak, bir çok kez görev yerinin değiştiğini, diğer pek çok çalışanın genel müdürden uzaklaşmak için doktor raporu aldıklarını, genel müdürün kurum müfettişlerine baskı yaparak raporlarda değişiklik yaptırdığını iddia etmiş ise de,
1-Şikayete konu olaylarla ilgili olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Denetim Hizmetleri Başkanlığı Başdenetçisi M. T. ile Denetçi Yardımcısı E. I. tarafından hazırlanan 06/05/2013 tarihli ve 77-5 sayılı inceleme raporuna göre, müştekinin öne sürdüğü iddiaların asılsız, hukuki dayanaktan yoksun isnatlar olduğunun tespit edilmesi üzerine, şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı kanaatine varılarak, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olunması, keza müştekinin 30/07/2012 tarihli şikayet dilekçesinde, 03/08/2012 tarihli ifadesinde ve 05/02/2014 tarihli itiraz dilekçesinde şüphelilerden İ.. K.. hakkında suç unsuru içeren ne tür bir eylemde bulunduğuna dair somut bir iddia da bulunmaması karşısında, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2-İtiraz mercii Sincan 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce bir suçlama ve şüpheli bulunduğu da dikkate alınıp, iddia konusu her suçla ilgili deliller ayrı ayrı değerlendirilerek, hangi suç ve sanıkla ilgili kamu davası açılması için yeterli delil bulunduğu, açık ve anlaşılır bir şekilde gerekçeli olarak ortaya konulması gerekirken, sabit kabul edilen olaylar ve failleri gösterilmeden, delil ilişkilendirilmesi ve suç ayrımı yapılmaksızın, gerekçe gösterilmeden, Anayasa’nın 141, Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 173, 230, 232 ve 289/l-g maddelerinin amir hükümlerine aykırı surette itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 05/12/2014 gün ve 94660652-105-06-5137-2014-22042/73280 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatının 2. bendinde belirtilen hususlar yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Sincan 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17/02/2013 tarihli ve 2014/795 Değişik İş sayılı Kararın CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran 1 no’lu kanun yararına bozma isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.