Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/3552 E. 2016/4923 K. 11.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3552
KARAR NO : 2016/4923
KARAR TARİHİ : 11.05.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ve davadan haberdar edilmeyen Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından hükmün süresinde temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma isteminin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece, sanığın UYAP ortamında kendi yetkisiyle reddiyat makbuzunu düzenledikten sonra onaylayarak vezneye gönderdiği, vezne tarafından imza karşılığında reddiyat makbuzlarındaki paraların sanığa teslim edildiği, Adana Adliyesi Hukuk Mahkemelerinde dava sahipleri tarafından avans adı altında her dosya için yatırdıkları paranın daha sonra verilen ara kararlar uyarınca vezneden masraf olarak çekilip kullanması konusunda zabıt katiplerine görev verildiği, …. Aile Mahkemesindeki uygulamanın da bu yönde olduğu, sanığın ve diğer katiplerin bu uygulamaya itiraz etmedikleri ve parayı imza karşılığında vezneden alıp harcadıkları, bu suretle harcama yetkilisi olduğu kabul edilmiş ise de; sanık müdafiin temyiz dilekçesinde … Adalet Komisyonu Başkanlığının 16/02/2012 tarihli ve 2012/163 sayılı Kararı ile tüm parasal işlemler için yazı işleri müdürlerinin görevlendirildiğini bildirmesi karşısında, zimmet suçunun faile görevi nedeniyle tevdi olunan veya koruma ve gözetim sorumluluğu altında bulunan para, mal ve sair kıymetleri kendisi veya başkası yararına mal edinmesiyle oluşacağı nazara alınarak, savunmada ileri sürülen bu husus ile mahkeme kalemindeki iş bölümünün ne şekilde olduğu, sanığa mahkemeler veznesinden tebligat ve posta gideri alarak sarf etme yetkisi veren komisyon veya iş bölümü kararı bulunup bulunmadığı ve mevcut uygulamanın dayanağı araştırılarak sonucuna göre suç niteliğinin tayin ve takdiri yerine, noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında, zimmete geçirildiği kabul edilen paranın değerinin azlığı nedeniyle TCK’nın 249. maddesi uyarınca tayin olunan cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.