Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/9330 E. 2017/4218 K. 05.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9330
KARAR NO : 2017/4218
KARAR TARİHİ : 05.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık muhtar … hakkındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
442 sayılı Köy Kanununda meraların gözetim ve korunmasına dair köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyelerine verilmiş herhangi bir görev bulunmadığı, 4342 sayılı Mera Kanununun 19, 26 ve 27. maddelerinde köy muhtarının mera, yaylak ve kışlakların ve sınır işaretlerinin korunmasından, ayrıca tahsis amacına göre en iyi şekilde kullanılmasının sağlanmasından sorumlu olduğu, aynı Kanunun 26. maddesinde de sayılan hususlara riayet etmeyenleri bildirmeyen muhtarlar hakkında genel hükümlere göre işlem yapılacağının düzenlendiği, ihtiyar heyeti üyelerinin ise bu kanun kapsamında da meraların gözetim ve korunması ile ilgili bir görevlerinin bulunmadığı nazara alınarak; İl Mera Komisyonu tarafından 3. kişiye kiralanan köy merasının, kira sözleşmesinde kararlaştırılandan fazla hayvan getirilmesi ve otlatılması suretiyle zarara uğramasından herhangi bir sorumlulukları bulunmadığı anlaşılan ihtiyar heyeti üyesi olan sanıkların beraatleri yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sanıklardan muhtar …’ın ise İl Mera Komisyonu tarafından 3. kişiye kiralanan köy merasına, kira sözleşmesinde kararlaştırılandan fazla hayvan getirilmesi ve otlatılması hususlarını bildirmeyerek kamunun zarara uğramasına sebep olduğu ve bu şekilde gerçekleştiği kabul edilen eyleminin TCK’nın 257/2. maddesinde tanımlanan ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu aynı Kanunun 257/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanıklar hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve diğer sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.