YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9343
KARAR NO : 2017/4497
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik, açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Tefecilik suçundan beraat, açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan Hazine vekilinin temyiz talebinin sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
TCK’nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli şekilde faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması; katılan ve tanık …’in aşamalardaki beyanlarında sanığın katılana faiz karşılığında ödünç para verdiğini belirtmeleri karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması da yapılması sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24/03/1989 gün ve 1/2 sayılı kararı gereğince; sanığa yüklenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispat olunamayacağı, yazılı delille ispatının gerekeceği ve katılan tarafından yazılı delil sunulamadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.