YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/986
KARAR NO : 2016/2985
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yoklukta verilen hükmün, sanığın sorgusu sırasında bildirdiği ve daha önce tebligat yapılan adresi yerine, oturmadığı mernis adresine tebliğ edildiği anlaşılmakla, tebligatın usulsüz olduğu gözetilerek öğrenme üzerine yapılan eski hale getirme isteminin haklı ve temyizin süresinde olduğunun kabulüyle işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 257. maddesi genel, tali ve tamamlayıcı bir hüküm olup görevi kötüye kullanma suçunun oluşumu için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerektiği, …Kapalı Ceza İnfaz kurumundan infaz koruma memuru olarak görev yapan sanığın, 06/08/2010 tarihinde… Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan ….Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakletmek üzere teslim aldığı hükümlüyü hafta sonunu ailesi ile birlikte geçirdikten sonra 09/08/2010 tarihinde teslim etmek şeklinde sübuta eren eyleminin, aynı Kanunun 295/2. maddesinde düzenlenen “hükümlünün nakliyle görevli kişinin görevinin gereklerine aykırı olarak hükümlünün bulunduğu yerden geçici süreyle uzaklaşmasına izin verme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına, ayrıca hapis cezasının yasal sunucu olarak TCK’nın 53/1-2-3. maddesine göre hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.