YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11488
KARAR NO : 2017/1139
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma (tüm sanıklar hakkında), zimmet (ayrıca sanık … hakkında)
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Atılı suçlardan müdahil sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, köy halkından olmak dışında bir sıfatı bulunmayan ve Köy Kanununun 33/b maddesi uyarınca köy derneğince seçilerek köy tüzel kişiliğini de temsile yetkili kılınmayan katılan Ahmet’in usulsüz olarak müdahilliğine karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden, vekilinin temyiz talebinin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, CMK’nın 260/1. maddesine göre zimmet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ve davadan haberdar edilmeyen Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından hükümlerin süresinde temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma isteminin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların işlediği iddia edilen ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin isnat olunan eylemin sübutu halinde ancak 765 sayılı TCK’nın 240 ve 366. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturabileceği, bu suçların ise temas ettiği yasa maddelerinde öngörülen cezaların tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanık …’a yüklenen suçun sübutu halinde 765 sayılı TCK’nın 202/1. maddesi kapsamındaki basit zimmet suçunu oluşturabileceği, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Yasanın 102/3. maddesinde belirlenen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sorgu tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun
322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.