YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10601
KARAR NO : 2017/5425
KARAR TARİHİ : 18.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılanın satın aldığı ev bedeline karşılık olarak …’a verdiği 30/08/2006 ve 30/09/2006 vade tarihli 10.000’er TL bedelli senetlerin ciro yoluyla….. Boya ve Kimya Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin eline geçtiği, ödeme güçlüğü çeken katılanın, alacaklı vekili olduğunu bildiği sanığa ……. plaka sayılı aracın zilyetliğini 26/10/2006 tarihli teslim tutanağı ile borcuna karşılık olarak devrettiği, bedelinin de 30/11/2006 tarihinde sanık avukatın alıcı olarak gösterdiği şahıs …’ye noterde satış işlemi yapıldıktan sonra kendisine ödendiği halde, devir tarihinde müvekkili olan ….. Boya ve Kimya Ltd. Şti. yetkilisi …’e bildirmediği, senetlerin iadesini sağlamadığı, şirket yetkililerinin söz konusu senetler…..Boya ve Kimya Sanayii Tic. A.Ş.’ye ciro etmeleri ve bu şirket vekilleri tarafından da katılan ile diğer cirantalar hakkında faizi ile birlikte toplam 22.364,03 TL alacağın tahsiline yönelik 16/02/2007 tarihinde icra takibi başlatılması neticesinde mükerrer ödemeye sebebiyet verdiği, hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan açılan kamu davası iş bu dava ile birleştirilen …’in ise üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği, bu hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği olayda mahkemece görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanık ile katılan arasında vekalet ilişkisi bulunmadığı, sanığın katılanın senetlerin bedelinin ödenmesi için verdiği araç bedelini senet alacaklısına verip takip dosyasına yatırması ve senetlerin iadesini sağlaması gerekirken bunu yapmayarak söz konusu parayı kendisinin yararına zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğu bu şekilde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 155/1. maddesinde tanımlanan takibi şikayete bağlı güveni kötüye kullanma suçuna uyduğu, 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin 2. fıkrasına göre şikayet süresinin zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiil ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayacağı da nazara alınarak şikayetin süresinde olduğunun kabulü durumunda, bu suç 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle uzlaşma kapsamına alındığından uzlaştırma işlemlerinin uygulanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.