YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1489
KARAR NO : 2017/929
KARAR TARİHİ : 14.03.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müşteki … vekilinin, 04/11/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 28/11/2013 tarihinde temyiz ettiği, diğer taraftan 3628 sayılı Kanunun 17 ve 18 ile 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddeleri uyarınca, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Maliye Hazinesi adına vekilinin 25/07/2013 günlü duruşma hazırlık tutanağının 4 numaralı ara kararı uyarınca 30/07/2013 tarihinde yapılan tebligat ile davadan haberdar edilmesinden sonra usulüne uygun şekilde başvurarak katılan sıfatını kazanmayan Maliye Hazinesi vekilinin kanun yollarına başvurma hakkının bulunmaması nedeniyle kararı temyiz edemeyeceği anlaşılmakla, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin müdafiin sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi suretiyle aynı Kanunun 53/4. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi
uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki hak yoksunluğuna ilişkin bölümün tümüyle çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.