Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2016/2009 E. 2020/5679 K. 13.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2009
KARAR NO : 2020/5679
KARAR TARİHİ : 13.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama
HÜKÜM : Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlamaya teşebbüs suçundan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın sübutu kabul edilen “yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama” suçunun hükümden önce 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 89. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 255. maddesinin “nüfuz ticareti” başlığı altında yeniden düzenlenip suç unsurlarında değişiklik yapılarak kamu görevlisi olmayan gerçek kişilerin de suçun faili haline getirilmesi, failin kamu görevlisi olmasının suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlenmesi karşısında, Yenimahalle İlçe Seçim Kurulu müdürü olarak görev yapan sanık hakkında, görev ve yetki alanına giren bir işlem bulunmadığı halde, Yüksek Seçim Kurulunda tanıdıkları olduğunu ve kesin sonuca göre kendisinin seçildiğini ilan ettirebileceğini belirtmek suretiyle muhtarlık seçimini kaybeden mağdurdan 4.000 TL aldığı ve suçüstü yakalandığı isnadıyla açılan kamu davasında; söz konusu eylemin TCK’nın 255. maddesinde 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama ile dolandırıcılık suçları yönünden değerlendirilerek, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve TCK’nın 157/1. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi de gözetilerek, lehe yasa karşılaştırmasının yapılması suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği nazara alınmadan, yasal olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 13/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.