Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2016/2178 E. 2018/2849 K. 12.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2178
KARAR NO : 2018/2849
KARAR TARİHİ : 12.04.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Seydişehir Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığında bekçi olarak görev yapan ve tahsil yetkisi bulunmayan sanıkların tahsil ettikleri paraları mal edinme şeklindeki eylemlerinin Dairemizin 07/05/2013 tarih ve 2012/6574 Esas, 2013/4691 Karar sayılı ilamında da yer alan yerleşik uygulaması uyarınca hizmet ilişkisinin gereği olarak tevdii ve teslim edilmiş para hakkında işlenmesi nedeniyle TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Gerekçeli karar başlığında, kamu davasına katılmasına karar verilen Seydişehir Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığı yerine temsilcisi olan …’ın katılan, 19/03/2008-2009 olan suç tarihlerinin ihbar tarihi olan 30/09/2009 olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Suçun delili niteliğinde olan Adli Emanet’in 2009/167 ve 2009/170 sıralarında kayıtlı tahsilat makbuzu ile bononun dosya arasında delil olarak saklanması yerine sahiplerine iadesine karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümlerde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin, O yer Cumhuriyet Savcısının ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.