Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2016/4109 E. 2019/6860 K. 08.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4109
KARAR NO : 2019/6860
KARAR TARİHİ : 08.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebliğnamede ismine yer verilen sanıklar …, …, … ve … haklarındaki hükümlerin temyiz edilmediği gözetilerek yapılan incelemede;
Aleyhe hüküm içeren bozma ilamına karşı sanığın savunmasının alınması zorunluluğuna uyulmayarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; suç tarihinde… Belediye başkanı olarak görev yapan sanık hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan açılan kamu davaları bulunduğunun anlaşılması karşısında, tüm mevcut davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesinden, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesinden sonra suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa TCK’nın 257. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşursa aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı cezalar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığa isnat edilen eylemlerden hangilerinin teselsül kapsamında kabul edildiği de gerekçeleriyle birlikte açıklanıp karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık hakkında Dairemizin 23/01/2014 tarihli ve 2012/14787 Esas, 2014/694 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen hükmün sadece sanık müdafi tarafından temyiz edildiği nazara alındığında, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda hüküm kurulduktan sonra CMUK’nın 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hak nazara alınarak infaz edilmesi gereken sonuç cezanın 3.125 TL adli para cezası olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,21/12/2010 tarihli ilk kararda sanık hakkında TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağı gözetilmeden, ilk hükümde uygulanmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 53/5. maddesinin tatbikine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 08/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.