Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2016/4880 E. 2017/1209 K. 29.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4880
KARAR NO : 2017/1209
KARAR TARİHİ : 29.03.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar … ve …’nun değişen suç vasfı ile zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetlerine

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların 20.044 TL’yi zimmetlerine geçirdikleri kabul edilmesine ve lehe yasanın belirlenmesi gayesiyle karşılaştırma uygulaması sırasında 5237 sayılı TCK’nın 247/1, 247/2, 43, 248/2, 204/2 ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen toplam ceza miktarına nazaran 765 sayılı TCK’nın 202/2, 80 ve 202/3. maddeleriyle tayin olunan cezanın sanığın lehine kabul edilmesine rağmen; 765 sayılı TCK’nın 202/2. maddesi uyarınca meydana gelen zararın üç misli kadar nispi adli para cezasına hükmedilmeyerek sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
Sanıkların 23/07/2003 tarihli iddianameye konu 6 adet senet tutarını yasal faiziyle birlikte 931,20 TL olarak 30/10/2002 tarihinde; 19/03/2004 tarihli iddianameye konu 20.494,98 TL’yi ise 11/08/2003 tarihinde yatırdıkları ve kurum zararını kovuşturma başlamadan önce giderdiklerinin anlaşılması karşısında, kurum zararının ödenme zamanında yanılgıya düşülerek TCK’nın 202/3. maddesine göre 1/2 yerine 1/3 oranında indirim uygulanarak fazla ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle sanıklar hakkında TCK’nın 53/1-5. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.