YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6702
KARAR NO : 2017/3179
KARAR TARİHİ : 18.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde icra müdürü ve icra müdür yardımcısı olarak görev yapan sanıklardan bir kısmının savunmalarında 2013 yılında arşivi su bastığını, dosyaların kurutulması ve yerine dizilmesi işleri için harici olarak çalıştırılan işçilerin ücretlerinin ödenmesi ayrıca yeni adliye binasına geçilmesi sonrası dolap yapılması için para aldıklarını ileri sürmeleri karşısında belirtilen bu hususların suç tarihi itibariyle yapılıp yapılmadığının araştırılması, bu konuda bilgisi olan ve çalışan kişilerin tanıklığına başvurulması varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya getirtilmesi bundan sonra hasıl olacak sonuca göre tüm deliller değerlendirilerek bir karara varılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 3. maddesindeki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki düzenleme ile 61/1-a maddesinde yedi bent halinde sayılmış cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik ölçütler birlikte değerlendirilmek suretiyle temel cezaların saptanması gerekirken dosya içeriğiyle bağdaşmayacak ve eylemler ile orantılı olmayacak şekilde alt sınırdan fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini,
Sanık …’nun eyleminin hukuki anlamda tek fiil oluşturması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden TCK’nın 43. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
Sanık … hakkında ek savunma hakkı tanınmadan iddianame içeriğinde yer almayan TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle CMK 226. maddesine aykırı davranılması,
TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.