YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7664
KARAR NO : 2020/12298
KARAR TARİHİ : 17.09.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında değişen suç vasfına göre zimmet suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Ankara Barosuna kayıtlı serbest avukat olarak görev yapan sanığın, katılan adına alacaklı vekili sıfatıyla icra takibi başlattığı ve tahsil ettiği 29.918,25 TL’yi uhdesinde tutarak iade etmediği iddia olunan somut olayda; sanığın uhdesinde kalan paranın bir kısmının vekalet ücreti ile yargılama ve icra masrafları olduğunu beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, dava konusu paranın tahsil edildiği tarih itibarıyla sanığın katılandan muaccel hale gelmiş vekalet ücreti ile yargılama ve icra masrafı alacağı olup olmadığı, varsa miktarı hususunda bilirkişi raporu aldırılmasından sonra, tahsilat ve şikayet tarihleri de göz önünde bulundurularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 17/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.