Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2017/1304 E. 2017/5354 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1304
KARAR NO : 2017/5354
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK’nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK’nın 235/2-(a-2) maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, kamu görevlileri hakkında açılmış bir kamu davası bulunmaması ve faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmadığı gözetilerek; sanığın unsurları oluşmayan atılı ihaleye fesat karıştırma suçundan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken aynı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet Savcısı ve Başsavcı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 66/1-e maddesinde belirtilen sekiz yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanık hakkında zamanaşımını kesen son işlem olan 25/06/2008 tarihli mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.