YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3957
KARAR NO : 2018/9595
KARAR TARİHİ : 11.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik, tehdit
HÜKÜM : Sanık … hakkında tefecilik suçundan davanın reddi, tehdit suçundan beraat, sanıklar … ve … hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık …’e yüklenen tehdit suçunun niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan Hazinenin bu suç yönünden davaya katılmasına karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden, bu suça yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık … hakkında kurulan tefecilik suçundan davanın reddi ve zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında verilen zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizin 2018/8251 Esas sırasında kayıtlı … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/446 Esas ve 2015/296 Karar sayılı dosyası ile incelemeye konu dosya arasındaki suç ve sanık yönünden fiili, hukuki bağlantı nedeniyle birlikte yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında kurulan tefecilik suçundan davanın reddi ve zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet hükümlerinin yapılan incelemesinde;
TCK’nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanığın soyadının nüfus kaydına aykırı olarak “…” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkumiyet hükmü yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tayin edilen 450 gün adli para cezasının, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 30 TL’den adli para cezasına çevrilirken basit hesap hatası sonucu 13.500 TL yerine 9.000 TL olarak belirlenmesi,
Hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan … vekili ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanık hakkındaki 4 no’lu bendinde yer alan “9.000 TL” ibaresinin “13.500 TL” şeklinde değiştirilmesi ve “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” biçimindeki bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK, gerekçesi gösterilmek suretiyle tefecilik suçundan davanın reddine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanık … hakkında zarar göreni … olan tefecilik suçundan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/2015 gün ve 2014/446 Esas, 2015/296 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın temyiz edilmekle Dairemizin 2018/8251 Esasına kaydedildiği, suç tarihinin 2007, iddianame tarihinin ise 12/03/2009 olduğu, temyize konu bu dosyada ise suç tarihinin 2007-2008 yılları, iddianame tarihinin ise 11/06/2012 olması karşısında, mümkünse davaların birleştirilmesinden, kesinleşmesi veya birleştirme olanağının ortadan kalkması durumunda ise asılları veya onaylı örneklerinin bu dosya arasına konulmasından sonra suçun sübutu halinde sanığın hukuki kesinti bulunmayan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması nedeniyle TCK’nın 3/1 ve 61/1. maddeleri de gözetilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanığın adının nüfus kaydına aykırı olarak “Nazmi” şeklinde yazılması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen 450 gün adli para cezasının, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince günlüğü 30 TL’den adli para cezasına çevrildiği sırada hesap hatası sonucu 13.500 TL yerine 9.000 TL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, katılan … vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.