YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6487
KARAR NO : 2021/4713
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma, rüşvet alma (dört kez), rüşvet almaya teşebbüs etme (on iki kez), ikna suretiyle irtikap (iki kez), (sanıklar … ve … hak.), rüşvet verme (sanıklar …, … ve … hak.), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar …, …, … ve … hak.), ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (sanık … hak.)
…
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık … müdafin 30/11/2015 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdiği 10/12/2015 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Taraflar arasında işin yapılmasından önce veya yapılması sırasında rüşvet anlaşması yapıldığına dair yeterli delil bulunmaması karşısında, kamu görevlisi olan sanıklara yüklenen rüşvet alma ve rüşvet almaya teşebbüs isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama ve bu suça teşebbüs, kamu görevlisi olmayan sanıklara atılı rüşvet verme eylemlerinin ise TCK’nın 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını ve keza sanıklar … ve …’nun katılanlar … ve …’e yönelik eylemlerinin de sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ile sanık …’a isnat edilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma dahil tüm sanıklara atılı suçların kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 11/04/2011 tarihli sorgu ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.