Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/3709 E. 2022/15181 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3709
KARAR NO : 2022/15181
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz talebinin sanıklar …, … ve … dışındaki tüm sanıklar, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin ise sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihlerinde Gebze Mal Müdürlüğünde çalışan kamu görevlisi sanıklar hakkında ana dosya ve birleşen 2012/65 Esas sayılı dosya kapsamında; 2005-2006 yıllarında gümrük işlemleri için yatırılan nakit teminatlar ile fazla mesai, adli teminat, depozito ve gelir olarak yatırılan paraları, dip koçanları parayı yatıran şirketler adına düzenlenen çeklere lehtar olarak kurum çalışanlarının isimlerini yazarak çek bedellerini tahsil edip personele fazla mesai ödemesi yapılmasına ilişkin bordrolar düzenleyerek, fazla mesai ödenmediği halde ödeme yapılmış gibi göstererek ve hesaplar arasında aktarma yapmak suretiyle bu paraları zimmetlerine geçirdikleri, birleşen 2014/58 Esas sayılı dosya kapsamında ise gümrük işlemleri için ilgili şirketler tarafından yatırılan paraları vergi mahsubunda kullandıkları halde aynı miktarların şirketlere iade edildiğine dair kayıtlar tutarak, aynı miktarların şirketlere mükerrer olarak iadesine veya iadesi mümkün olmayan idari para cezası miktarının iadesine dair kayıtlar tutarak, 2002-2004 yılları arasında emanet hesabından çıkış yapılan paralar personele hak ettiklerinden fazla mesai ücreti olarak ödenerek, gümrük vergileri ve depozitoları hesabında kayıtlı olup personele ödenmesi mümkün olmayan paraları çekip personele dağıtarak zimmet suçunu işledikleri, şirket temsilcisi olan diğer sanıkların ise zimmet suçunun işlenişine iştirak ettikleri iddiaları ile açılan kamu davalarında;
5237 sayılı TCK’nın 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesi gerektiği, suça konu paraların görevi dolayısıyla kamu görevlisine teslim edilmediği, bu nedenle yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediği hallerde ise hileli ve yasal olmayan yollarla haksız olarak menfaat sağlanması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı nazara alındığında; koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kurum müdürleri yönünden yasal tevdi unsurunun gerçekleştiği gözetilerek, kamu görevlisi olan tüm sanıkların görev kapsamlarının belirlenmesi,
Suça konu paraların şirketlere iadesine ve kamu görevlisi olarak görev yapan sanıklara yapılan ödemelere ilişkin tüm evrakın eksiksiz olarak temini, fazla ödemelerden kaynaklı kamu zararının tazmini amacıyla açılan hukuk dava dosyalarının onaylı birer suretinin getirtilmesi ile şirketlere yapılan iade işlemleri yönünden imza inkarında bulunan şirket temsilcileri ile fazla mesai ödemelerini almadıklarını iddia eden … , …, … ve … yönünden kriminal inceleme yaptırılması,
Bir kısım sanıkların suç tarihleri itibarıyla ilgili şirketlere ortak olmadıkları yönündeki savunmaları da dikkate alınarak şirketlere fazladan iade edilen miktarlara ilişkin işlemlerin ne şekilde yürütüldüğü, hangi kamu görevlileri tarafından işlemlerin gerçekleştirildiği, iadelerin kimler tarafından ne şekilde tahsil edildiği, özellikle gümrük işlemlerinin vekalet ile yürütüldüğü hallerde iadeleri alan kişilerin bu hususta yetkilendirilip yetkilendirilmedikleri detaylıca araştırılmak suretiyle haksız iadelerden sorumlu kişiler ile sorumlu oldukları miktarların ayrı ayrı tespiti ile şirket temsilcileri tarafından zayi belgesi alınmak suretiyle mükerrer iade alınması gibi hileli hareketlere başvurulması neticesinde gerçekleşen ödemeler açısından nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlileri tarafından üçüncü kişiye yarar sağlama kastı ile hareket edilmek suretiyle yapılan ödemeler ile ilgili olarak ise, yasal tevdi unsurunun gerçekleşmesi koşuluyla, zimmet suçu yönünden değerlendirme yapılması,
Fazla mesai ücreti olarak ödenen paralar yönünden; yasal olarak ödenmesi gereken miktarların tespiti ile bu meblağlar düşülerek her bir sanığa yapılan haksız ödemelerin tespiti ile yasal tevdi unsuru gerçekleşen sanıklar yönünden zimmet, gerçekleşmeyenler yönünden ise TCK’nın 40/2. maddesi uyarınca bu suça iştirak ve nitelikli dolandırıcılık suçları kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve dosya kapsamı ile uyuşmayan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde beraat kararları verilmesi,
Sanıklardan …’ün hükümden sonra 11/10/2019, …’ın 16/11/2019 tarihlerinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından

anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar … ve … yönünden esası incelenmeyen, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA 29/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.