YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5019
KARAR NO : 2018/9653
KARAR TARİHİ : 13.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde … Bakanlığında görev yapan sanığın, yapı denetçi belgesi yenileme talebinde bulunan inşaat mühendisi …’ın engel adli sicil kaydı olmasına rağmen talebin uygun görüldüğü anlamına gelen kaşe basarak denetçi belgesinin yenilenmesine sebebiyet vermek suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; komisyon tarafından gerçekleştirilen yenileme işlemine esas belgelerin tasnif ve kontrolünde görevli olduğu anlaşılan sanığın savunmasında müracaat için gerekli belgelerin bulunup bulunmadığını incelemekle sorumlu olduğunu beyan ederek yüklenen suçlamayı kabul etmediği, aynı birimde çalışan tanık …’ın da savunmayı destekler mahiyette beyanda bulunduğu, dosyada bulunan Bakanlık yazı cevabında sanığın yapacağı işlerle ilgili doğrudan bir görevlendirme söz konusu olmadığının bildirildiği ve suç tarihinde yürürlükte bulunan Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliğinin 11. maddesi hükmü uyarınca denetçi belgesi verme görevinin yapı denetim komisyonuna ait olduğu nazara alındığında, sanığa yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın eyleminin TCK’nın 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin aynı Kanunun 257/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.