Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/791 E. 2018/2850 K. 12.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/791
KARAR NO : 2018/2850
KARAR TARİHİ : 12.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesine göre 8 yıl asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile iddianame tarihi olan 23/11/2015 günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelemesinde ise;
a) Aleyhe hüküm içeren bozma ilamına karşı sanığın savunmasının alınması zorunluluğuna uyulmayarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
b) Kabule göre de;
Katılanın şikayet dilekçesinde ve hazırlık aşamasındaki beyanında 2006 yılı içerisinde, 10/05/2012 tarihli celsedeki beyanında ise 5-6 sene önce faiz karşılığı borç aldığını, sanığın hazırlık aşamasındaki savunmasında 2005 yılında, 16/02/2012 tarihli celsedeki savunmasında ise 5-6 yıl kadar önce katılana borç para verdiğini beyan ettikleri, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tayini bakımından suç tarihinin belirlenmesi gerektiği, tefecilik suçunda suç tarihinin kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih olduğu nazara alınarak, sanığın katılana borç verdiği tarihin belirlenmesi sonrasında hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bir başkasına ödünç para verme işinin Hazine Müsteşarlığının iznine ve bu işten elde edilen kazancın da vergiye tabi olduğu ve Hazinenin bu suçun işlenmesinden dolayı vergi kaybına uğrayacağı ayrıca sanığın elde ettiği kazanç nedeniyle katılanın zarar göreceği cihetle somut olayda Hazinenin vergi kaybı, katılanın ise ödediği faiz nedeniyle uğradığı maddi zarar miktarları araştırılıp sanıktan bunları karşılayıp karşılamayacağı sorulduktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, zararı gidermediğinden bahisle hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasına karşın bu hususun TCK’nın 53. maddesi uygulanırken nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.