Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/3837 E. 2019/8130 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3837
KARAR NO : 2019/8130
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşürülme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
05/08/2017 tarihli ve 30145 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemeleri kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar ile Yargıtay’dan geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesine göre bir hafta olduğu gözetilmeksizin hüküm fıkrasında temyiz süresinin on beş gün olarak belirlenmesi suretiyle katılan vekilinin yanıltıldığı anlaşıldığından, yüzüne karşı verilen hükme ilişkin katılan vekilinin 08/03/2019 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Hüküm fıkrasında ve hükmün gerekçesinde TCK’nın 257/1. maddesi yerine “142/1-b” maddesine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun TCK’nın 257/1. maddesinde düzenlenen cezasının üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 22/11/2005 ile hüküm tarihi arasında durma süreleri de nazara alındığında bu sürenin dolmadığı gözetilmeden, yanılgılı hukuki değerlendirmeyle zamanaşımı nedeniyle düşürülme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak suç ve inceleme tarihleri arasında durma süreleri de eklendiğinde 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK’nın 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.