Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6742 E. 2022/189 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6742
KARAR NO : 2022/189
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM : Mahkumiyet
EK TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nin 260/1. maddesine göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa’nın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasına CMK’nin 237/2. maddesi hükmü uyarınca KATILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizin 09/07/2020 tarihli ve 2018/8649 Esas, 2020/11903 sayılı Kararı ile; dosya kapsamına ve dizi pusulasına göre var olduğu anlaşılan ancak dosya arasında bulunmayan belge ve eklerin dosyaya eklenmesine de karar verilmiş ve anılan noksanlığın ikmal edilmemesi üzerine bu kez eksikliği giderme yazısı ile dosya içerisinde bulunmayan ve bilirkişi incelemesine esas alınan Yenidoğan, Erzincan, Kars, Erzurum … istasyonları görevlilerince farklı tarihlerde tutulan tutanaklar ve dizi pusulasına göre var olduğu anlaşılan ihbar evrakı ile ekindeki tüm belgelerin tekrar istenmesine karşın mahkemece 02/09/2021 tarihli müzekkere ile “mahkememiz personelince Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesi arşivi, Mahkeme kalemi, Erzurum 2. Asliye Hukuk arşivinde yapılan tüm aramalara rağmen Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 04/06/2021 tarih ve 2020/6742 yazısında bildirilen evraklara rastlanılmadığı anlaşılmıştır…” şeklinde cevap verildiği anlaşılmakla, eksik evrakın mahallinde araştırılıp temin edilmesi, edilemediği takdirde 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylâp veya Heyelân Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında Yapılacak Muamelelere Dair Kanun’un 38 ve devamı maddeleri uyarınca ihya edilip dosyanın tamamlanması gerektiği gözetilmeden, ayrıca Anayasa’nın 141/3, CMK’nin 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK’nin 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği halde, sanıkların her birinin eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilerek delilleriyle birlikte hangi sanığın hangi eylemi nedeniyle sorumlu tutulduğu denetime imkan verecek şekilde somut gerekçelerle ortaya konulmadan, keza sanıkların sabit görülen fiilleri ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği de nazara alınmadan, gerekçesiz olarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada benzer eylemleri nedeniyle davalarının bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan mevcut tüm davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesinden, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesinden sonra suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, sübuta eren suçlar açısından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, TCK’nin 3 ve 61. maddelerindeki yasal düzenlemeler gözetilerek, temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırım oranının belirlenmesi, varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşursa aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ve TRT Genel Müdürlüğü vekilleri ile sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 11/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.