Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/11688 E. 2023/402 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11688
KARAR NO : 2023/402
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karayazı Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2009 tarihli ve 2008/396 Soruşturma, 2009/24 Esas, 2009/3 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Karayazı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 27.02.2012 tarihli ve 2009/5 Esas, 2012/26 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 100 gün karşılığı 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin 25.11.2014 tarihli ve 2013/4130 Esas, 2014/11488 sayılı Kararı ile “Suça konu dönemde müşteki …’in ev inşaatı yaptığı yerin kendi hukuki tasarrufunda bulunup bulunmadığı, elektrik şebeke hattına ilişkin olarak anılan yerde irtifak hakkı tesisinin söz konusu olup olmadığı, hat yeri değişimine karar verme yetkisinin işletme şefi olan sanıkta bulunup bulunmadığı, hat yerinin değişim işlemi bir süreç gerektiriyorsa bunun gerçekleşebileceği muhtemel zamanın belirlenmesi, yine suça konu Anıtlı köyünde yer alan inşaat yapımı ile ilgili olarak suç tarihlerinde herhangi bir kuruma müracaat şartının aranıp aranmadığı ile gerekiyorsa bu şartın sağlanıp sağlanmadığı saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule göre de; suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması ile CMK’nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve davaya katılma hakkı bulunan müşteki …’in, kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak katılma talebi bulunmasına rağmen bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,” nedenleriyle sanık müdafiinin temyizi üzerine anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamı üzerine Karayazı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2015 tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/181 sayılı Kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 75 gün karşılığı 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Sanığın 21/12/2015 tarihli mahkumiyet hükmünü temyizi üzerine, Dairemizin 31.10.2018 tarihli ve 2016/5772 Esas, 2018/8333 sayılı Kararı ile “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/10/2002 gün ve 472-1798, 17/04/2007 gün ve 325-100, 14/10/2014 gün ve 675-427, 27/05/2014 gün ve 54-280 sayılı Kararları ile yerleşik uygulamasına göre, uyma kararının, ara kararı niteliğinde olmayıp, davanın esasını çözümleyen kararlardan olması nedeniyle bozmaya uymakla, yerel mahkemenin bozma kararında gösterilen esaslara göre işlem yapıp karar verme ödevi doğmasına, sonradan bu kararın bir kısmından veya tamamından açıkça ya da zımnen geri dönülerek ilk hükmün aynen veya yeniden kurulmasının, uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmamasına nazaran, 21/12/2015 tarihli oturumda uyulmasına karar verilen Dairemizin 25/11/2014 gün, 2013/4130 Esas, 2014/11488 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere “Suça konu dönemde müşteki …’in ev inşaatı yaptığı yerin kendi hukuki tasarrufunda bulunup bulunmadığı, elektrik şebeke hattına ilişkin olarak anılan yerde irtifak hakkı tesisinin söz konusu olup olmadığı, hat yeri değişimine karar verme yetkisinin işletme şefi olan sanıkta bulunup bulunmadığı, hat yerinin değişim işlemi bir süreç gerektiriyorsa bunun gerçekleşebileceği muhtemel zamanın belirlenmesi, yine suça konu Anıtlı köyünde yer alan inşaat yapımı ile ilgili olarak suç tarihlerinde herhangi bir kuruma müracaat şartının aranıp aranmadığı ile gerekiyorsa bu şartın sağlanıp sağlanmadığı saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri” gerektiği halde, Dairemizin 25/11/2014 günlü bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra dönülemez nitelikteki bu kararın gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ve kabule göre de; hükümden önce 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,” nedenleriyle söz konusu hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. Karayazı Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2018/130 Esas, 2021/136 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … 25.06.2021 havale tarihli dilekçesi ile sanığın üzerine atılı suç sübuta erdiğinden mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olması sebebiyle kararı temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve altıncı fıkrası ile 67 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca suç tarihi olan 16.10.2007 ile hüküm tarihi arasında durma süresi de nazara alındığında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karayazı Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2018/130 Esas, 2021/136 sayılı Kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.