YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14118
KARAR NO : 2023/10824
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/675 Esas, 2019/1533 Karar
SUÇLAR : Tefecilik
HÜKÜMLER : 1)… 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/585 Esas, 2019/46 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet,
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2019/675 Esas, 2019/1533 sayılı Kararı ile; sanıkların beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.05.2014 tarihli ve 2013/2573 Soruşturma, 2014/19496 Esas, 2014/6726 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2018/585 Esas, 2019/46 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20’şer gün hapis ve 83 tam gün karşılığı 1.660,00’ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmolunmuştur.
3. Sanıklar müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/675 Esas, 2019/1533 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine göre sanıkların beraatine karar verilmek suretiyle aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Hazine vekilinin temyizi, sanıklara isnat edilen eylemlerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçunu oluşturacağından bahisle, haklarında bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi yerine tefecilik suçundan beraat kararı verilmesi gerekçesiyle hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.
B. Katılanlar … ve … vekilinin temyizi, sanıklar hakkında dosya kapsamındaki delillerin yeterince değerlendirilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile beraat kararları verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesince;
Sanıkların yetkilisi oldukları şirket aracılığıyla ticari faaliyet yapıyormuş gibi göstererek, katılanlar Hanife ve Haydara aylık yüzde on faiz karşılığı ödünç para verdikleri kabul edilerek tefecilik suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince;
Sanıkların faiz karşılığı katılanlara borç para vermek suretiyle tefecilik suçunu işlediklerine dair savunmalarının aksine katılanların soyut iddiaları dışında cezalandırılmalarına yetecek kesin ve somut delil elde edilememesinden dolayı, ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin tümden kaldırılarak, yerine sanıkların 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine ilişkin hüküm kurulmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya arasında bulunan 02.12.2013 tarihli ve 2013-A-2365/47 sayılı araştırma ve değerlendirme raporunda; sanıklar hakkında 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin hesaplarının tefecilik işlemleri açısından incelenmesi gerektiğine yönelik görüş belirtilmesi ve nihai rapor olmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanıkların, tefecilik yapıp yapmadıkları hususunda kolluk araştırması yaptırılması ile haklarında yeniden vergi tekniği raporu düzenlettirilmesi, alacaklı oldukları icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi sonrasında, sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/675 Esas, 2019/1533 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.