Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/14915 E. 2023/11917 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14915
KARAR NO : 2023/11917
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/349 Esas, 2019/1214 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na (213 sayılı Kanun) muhalefet (2 kez)
HÜKÜMLER : A) Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2015/315 Esas, 2017/337 sayılı Kararı ile; atılı suçlardan beraat,
B) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 13.06.2019 tarihli ve 2018/349 Esas, 2019/1214 sayılı Kararı ile; ilk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak, zincirleme tefecilik ve zincirleme olarak sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından mahkumiyet.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2015 tarihli ve 2013/5885 Soruşturma, 2015/652 Esas, 2015/388 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları uyarınca cezalandırılması, tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2017 tarihli ve 2015/315 Esas, 2017/337 sayılı Kararı ile; sanık hakkında tefecilik ve 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/349 Esas, 2019/1214 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak; sanık hakkında zincirleme olarak sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereği 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçların unsurları oluşmamasına rağmen sanık hakkında usul ve yasaya aykırı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, 2012 yılında iş yerindeki Point of Sale (POS) cihazlarını kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borçlarının aktarılması amacıyla kullandığı, bu çerçevede sahte satış faturaları düzenlediği, yaptığı işlemlerden komisyon aldığı, inceleme kapsamında soruşturma aşamasında ifadelerine başvurulan şahısların bu hususu teyit ettiği, ayrıca söz konusu yıllara ilişkin tasdik ettirilen defter ve belgelerin sanıktan istendiği halde ibraz edilmediği, böylelikle sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme ve tefecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine hükmolunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Duruşmalı inceleme neticesinde; sanığın, POS cihazı ile kredi kartları kullandırarak kişilerin nakit ihtiyacını karşılayıp faiz geliri elde ettiği, bir kısım tanığın bu hususu doğrular şekilde beyanda bulunduğu, 2012 yılında faiz geliri elde etmesini gizlemek amacıyla gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan sahte faturalar düzenlediği ve bu yöndeki vergi cezalarına yaptığı itirazların vergi mahkemesince reddedildiği, 2012 yılına ait defter ve belgelerin ibrazı için bizzat yapılan tebligata rağmen yasal sürede ibraz etmediği, bu suretle zincirleme olarak sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile zincirleme tefecilik suçlarını işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/349 Esas, 2019/1214 sayılı tefecilik suçundan kurulan Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık hakkında zincirleme olarak sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üç, dört, beş ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/349 Esas, 2019/1214 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.