YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2285
KARAR NO : 2022/299
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Sanıklardan … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet, …, … ve … haklarında zimmet ve mala zarar verme, … hakkında nitelikli dolandırıcılık, … ve … haklarında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından beraat
EK TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nin 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, aynı Yasa’nın 237/2 ve 3628 sayılı Kanun’un 18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma isteminin zimmet suçuyla sınırlı olarak KABULÜNE, nitelikli dolandırıcılık, mala zarar verme ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçlardan kurulan hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin vekili aracılığı ile vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılanlar vekillerinin sanıklar …, … ve … haklarında zimmet suçundan kurulan beraat, ayrıca katılan … vekilinin, sanıklardan …, … ve … haklarında mala zarar verme, … hakkında nitelikli dolandırıcılık, … ve … haklarında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından vekalet ücretine yönelik, müdafin ise … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar …, … ve … haklarında zimmet, … hakkında nitelikli dolandırıcılık, … ve … haklarında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar …, … ve … haklarında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların üzerlerine atılı mala zarar verme suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen işlem olan 02/07/2012 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
Anayasa’nın 141/3, CMK’nin 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK’nin 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği, dava konusu somut olayda ise; sanığın, kozmetik ürünlerin alım satımını yaptığını, bu kapsamda …’den olan alacağına karşılık suça konu milli piyango kuponlarını kabul ettiğini ve bir kısmını tahsil ettiğinde sorun çıkmaması üzerine şüphelenmediğini belirtmesi karşısında, uhdesinde bulundurduğu kuponların suç eşyası olduğunu bilmediği yönündeki savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılması suretiyle hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nin 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan … yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan … vekili ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 12/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.