YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6020
KARAR NO : 2022/15160
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma ve zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü lehe, katılan vekilinin beraat, sanık ve müdafin ise mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan ve katılanın vekilliğini üstlenen sanığın, HUMK’un 409/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilen İzmir 8. Aile Mahkemesinin 2011/20 Esas ve … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/8 Esas sayılı dava dosyalarını müvekkili katılanın talimatına rağmen yenilemeyerek davaların açılmamış sayılmasına karar verilmesine sebebiyet vermek suretiyle üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanığın, karşı tarafla sağlanan uzlaşma çerçevesinde imzalanan 28/01/2011 tarihli protokol uyarınca anılan davalardan feragat ettiklerini ve dava konusu uyuşmazlıklara ilişkin karşı tarafla anlaşma sağladıklarını, belirlenen zamanda protokolün şartlarının yerine getirilmemesi üzerine davaların yenilenmesi yerine protokolde belirlenen şartların daha lehe olduğunu katılana bildirerek onun da muvafakatiyle ilamsız icra takibi başlattığını, bahsi geçen dosyaların yenilenmesinde hukuki yarar bulunmadığını savunduğunun, tanık …’in, bir dönem katılanın avukatlığını yaptığını, katılanın bürosuna gelerek protokolün icraya konulmasının mı yoksa davaların yenilenmesinin mi lehine olduğunu sorduğunu, hatta ilerleyen günlerde protokolün icraya konulması için sanıkla konuştuğunu, tanık …’nun, sanık ile birlikte oldukları ortamda katılanın protokolün icraya konulmasını istediğini, dava ve takip masraflarının sanık tarafından karşılandığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı nazara alınarak beraatine karar verilmesi yerine oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3 ve CMK’nın 232/6. maddelerine muhalefet edilmesi,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasa’nın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 29/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.